Gazze direnişi, modern tarihin tüm ezberlerini bozan, eşsiz bir mücadeleyi temsil etmektedir. Filistinliler bir yandan İsrail’in katliam şebekesine karşı nefsi müdafaa yaparken, diğer yandan Siyonizm’in insanlığı aldatan yalan ve hilelerini ifşa ediyorlar. Dünyayı şeytani planlarla kıskaca alıp liderleri şantaja bağlayan İngiliz-Yahudi aklı, insanlığı esaret altında tutarak işgal ve soykırıma sessiz kalmaya zorluyor. Ancak Gazzeli erkekler, kadınlar ve çocuklar; izzet dolu mücadeleleri ve insanlığı hayrete düşüren kararlı direnişleriyle bu sinsi planları altüst ediyorlar.
Barbar emperyalizmin tüm imkânlarıyla desteklediği Siyonist vahşiler, Gazzelilerin yaşadıkları her yeri yıkmalarına; kadın-çocuk, genç-ihtiyar ayırmadan on binlerce insanı katledip yüz binlercesini yaralamalarına; iki milyondan fazla insanı evsiz bırakıp binlercesini açlıktan, ilaçsızlıktan ve soğuktan ölüme terk etmelerine rağmen maalesef dünya bu aleni soykırıma göz yumdu ve insanlık dışı ablukayı kaldıramadı. Ancak her şeye rağmen Filistinliler teslim olmayı reddettiler. İsrail’in haydut işgalciliğine ve vahşi terörizmine boyun eğmediler. Yıkılmış üniversite ve hastanelerine rağmen doktorlar mezun ettiler. Harabeye dönmüş evlerinin önünde gençlerinin düğünlerini yaptılar. Derme çatma çadırlarda Kur’an hafızları yetiştirdiler. Yani şartlar ne olursa olsun işgale direnmeye devam ettiler ve ediyorlar. Bu yüzden artık insanlık için Gazze, zulme karşı kıyamı temsil eden bir direniş mektebi; Filistinliler ise zalime boyun eğmemeyi öğreten birer öğretmendir.