Yetişecek yerim, kolumda saatim, zamanın bir önemi yoktu. Senin beynin, benim bu yüzden yüreğim, sonuçta yaşayan bir ölüden farkımız yoktu. Senden bıktım diyenlere söyleyecek sözüm yoktu, tilki senin beyninde dolaşıyordu, o seni bıktırıyordu, bunda benim bir kabahatim yoktu. Kavganın nedeni yoktu, hemen barışıldığına göre gereği de yoktu. Söyledikleri gibi kahvenin kırk yıl hatırı, tepenin arkasında Kaf Dağı yoktu. Kadının hâlâ adı yoktu, dolayısıyla soyadı da yoktu. Ne dersini alan ne dersini veren, gidenlerden haber kalanlardan umursayan yoktu. Gençliğinde kararın, yaşlılığında uygulayacak zamanın yoktu. Kalplerde sevgi, saygı, vicdan, merhamet yoktu ancak en küçük olayda gösterilecek gün, sorulacak hesap, alınacak intikam çoktu. Söyleyecek sözüm, siz yaşayanların bana verebilecekleri bir şeyleri yoktu. Oysa benim size vereceklerim vardı ve hep var oldu. Olmaya da devam etti. Küçük yaşta çoğu zaman devlet hastanelerinin sus işareti yapmış hemşire fotoğraflı, iyodoform kokulu, yoğun bakım kapılı, morga yakın koridorlarında büyüdüm. Gördük, dinledik, anladık, ağladık, üzüldük, gece gündüz demeden, iyi günde kötü günde, zenginlikte fakirlikte, hastalıkta sağlıkta, bayramda seyranda, yılbaşında yıl sonunda; evde, köyde, dağda, bayırda, hastanelerde, sağlık ocaklarında, sağlık evlerinde, ambulanslarda, 112 komuta, ağız diş, özel tıp, aile sağlığı, ana çocuk sağlığı, kanser erken teşhis tarama, toplum sağlığı merkezlerinde halk sağlığı laboratuvarlarında, neredeyse ölüm bizi ayırana dek çalıştık. Ölümle erken yaşta tanıştık. Uykulu, uykusuz, sağlıklı sağlıksız, şiddetli şiddetsiz, çoğu zaman asosyal, bitkin, üst seviyede stresli ve yorgun yaşadık. Doğduğunuzda, hastalandığınızda, aşılandığınızda, evlendiğinizde, okul kazandığınızda, askere gittiğinizde, işe başladığınızda, öldüğünüzde yanınızda olduk. Türkiye’de sağlık çalışanları pandemi döneminde, öncesinde veya sonrasında yurdun dört bir yanında, en zor şartlarda ciddi savaşlar vermiştir, verdi, hâlâ daha da vermeye devam ediyor, edecektir de… Otuz yıl sağlık alanında çalışmış bir hemşire olarak bundan eminim. Tüm sağlık çalışanlarını, ailelerini, üzüntülerini, yorgunluklarını, hastalıklarını, değer verdiklerini, saygı duyduklarını, sevgi gösterdiklerini kucaklıyor, kaybettiğimiz arkadaşlarımızın, meslektaşlarımızın, kardeşlerimizin, büyüklerimizin, hocalarımızın önünde saygıyla eğiliyor; yoktu diye düşündüğüm tüm kavramlar için vardı diyebileceğim günlerin gelmesini özlemle, umutla, heyecanla bekliyorum.