İsterse ona aylık bile bağlayacaklardı. -Sağolun oma, benim öyle büyük hizmetlerim yok, dedi, hem elim ayağım tutarken çalışmalıyım... Ben ne yaptım ki size, burdan ayrılmamı istemiyorsunuz? Manav, -Daha ne yapacaksınız, dedi, sizin iyiliğinizi unutamayız. Siz bu gecekonduya taşınınca, sizi dikizleyip gözaltında tutmak için, çöpçü kılığında, boyacı kılığında polisler geldi. 0 polisleri kontrol için de daha başka polisler geldi. Buraları ana baba günü oldu. Bakkal, -İlkin bizden sorup Öğrenirlerdi sizin neler yaptığınızı... dedi. Manav, -Bunlar hep bizden alışverişe başladılar... Sonra eskici geldi, kundura tamircisi, sekerci, turşucu, simitçi filan geldi. Kahveci, -Ben de, dedi, bir kahve açıp sayende geçinmeye başladım beyim. Abama kadar kahvemde oturuyor, tavla, İskambil oynuyorlar, en azından üçer dörder kahve içseler, tamam.