AH ÇANAKKALE AH!..
Her yıl kutladığımız Çanakkale Zaferi, 18 Mart 1915 günü İngiliz ve Fransız savaş gemilerinden oluşan dev bir armadanın boğazdan geçerek İstanbul’a ulaşmak ve Osmanlı Devletini saf dışı bırakmak için başlattıkları ancak bunu başaramadıkları deniz zaferinin adıdır. Gelibolu yarımadası alınmadıkça boğazdan geçilemeyeceğini anlayan bu devletler yeni bir plan yaparak 25 Nisan’da kara muharebelerini başlattılar. 8 ay süren kanlı çarpışmalar sonunda yenilerek 9 Ocak 1916’da da çekildiler.
Çanakkale Savaşı, bir milletin varoluş mücadelesidir. Bu savaş, anaların biricik evlatlarını bağrına basıp; başına kurbanlık koyun gibi kınalar yakıp cepheye gönderdiği bir savaştır. Çanakkale Zaferi, havada kurşunların birbirine değdiği, metrekareye yaklaşık 6000 merminin düştüğü âdeta yağmur gibi yağdığı bir ortamda kazanılan zaferdir. Anafartalar Grup Komutanı Albay Mustafa Kemal Bey’in “Size ben taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum” emrini alarak vatan toprağını savunan Mehmetçiğin Türk tarihine altın harflerle yazdığı destanlar manzumesinin adıdır.
Çanakkale Zaferi, Türk ve dünya tarihini etkileyen sonuçlar doğurmuştur. Osmanlı saf dışı edilemediği için dünya savaşı üç yıl kadar uzamıştır. Ruslara yeterince destek olunamadığı için Rusya’da Bolşevik Devriminin başarılı olması kolaylaşmıştır. Dünya, 1945 sonrası 40-50 yılda iki kutuplu soğuk savaş dönemini yaşamıştır. Yani Çanakkale Zaferi dünya tarihinin seyrini değiştirmiştir. Milli tarihimiz açısından baktığımızda ise; 3-4 yıl sonra Anadolu merkezli başlayacak olan Milli Mücadele’nin itici manevi motor gücünü büyük ölçüde Çanakkale Zaferi sağlamıştır. Mütareke döneminde ümitsiz insanlarımızı harekete geçirmek için, öne düşenlerin verdiği örnek hep Çanakkale Zaferi olmuştur. Kısaca Çanakkale Zaferi Türkiye Cumhuriyeti’nin önsözüdür. Bu zafer bize Türkiye Cumhuriyeti’ni kazandırmıştır. Bugün Türkiye’de Çanakkale Zaferi’nin kazanıldığı yerler, manevi bir ziyaretgâh olarak mahşeri kalabalıklara ev sahipliği yapmaktadır. Bizce bunun en büyük sebebi şudur: Türk Milleti dünyaya kafa tuttuğu ruhu Çanakkale’de arıyor. Oralara giderek, şehitlerinin manevi huzurunda, kaybettiği o büyük duyguyu yakalamaya çalışıp teselli buluyor ve rahatlıyor. Bu topraklar üzerinde hesabı olanlar, Çanakkale’de 1915’te yaşananları mutlaka incelemektedirler. Çanakkale Zaferi bu topraklarda kimlerin yaşadığının dersini her zaman dost ve düşman herkese hatırlatacaktır.
Çanakkale’de deniz zaferinin kazanılmasında “NUSRET” mayın gemisinin 7/8 Mart gecesinde Erenköy’de Karanlık Liman’a gizlice döktüğü kıyıya paralel 26 mayına çarpıp yara alan ve batan düşman savaş gemilerinin ve tabii ki ışıldakçılarımızın başarılı çalışmalarının önemi inkâr edilemez. Tarih boyunca bize savaş meydanlarında şanlı ve şerefli bir tarih bırakan kahramanların, cephe gerisinde bıraktıklarının yaşadıkları sendromu yeterince işleyemediğimiz kanaatindeyim. Erturan Elmas’ın “IŞILDAK MANGASI” başlıklı tiyatro eserinin bu boşluğu doldurmaya katkı sağlayacağına inanıyorum. Kendisini gönülden kutluyorum ve yeni eserlerini bekliyorum.
Prof. Dr. Zeki ÇEVİK
25 Ocak 2026 - BALIKESİR