Allah’ın bahsettiği fikir ve akıl gücünü kullanan, araştırma ve keşif yolunda emin adımlarla ilerleyen her millet, fikri yükselişinin yanı sıra maddi yükselişten de nasibini alır. Düşünce arenasında yarıştan çekilen ve ilimde derinleşmeyi bırakan her millet ise, zihinsel çöküşüyle beraber maddi gerilemeye ve yok oluşa sürüklenir
Galibiyet kuvvetin bir neticesi hezimet de zayıflığın bir akıbeti olduğundan hem maddi hem de manevi yönden geri kalmış milletler, acziyetin en alt basamaklarına yuvarlanır. Bu durum onları köleleşmeye daha müsait, boyun eğmeye daha hazır hale getirir. Maddi ve manevi her iki açıdan güçlü olan milletler ise, onların hem akıllarına hem de bedenlerine hükmeder.
Bugün Müslümanlar, işte bu katmerli köleliğin sancısını çekmektedir Bazı ülkelerde bu köleliğin her iki türü de mevcuttur. Kiminde siyası kölelik daha az hissedilse de manevi kölelik ağır basmaktadır. Ne yazık ki yeryüzünde hem siyasi hem de manevi açıdan tam bağımsızlığa sahip tek bir karış İslam toprağı bile kalmamıştır.
Siyasi özgürlük ve bağımsızlıklarını kazanmış olan ülkeler dahi fikri köleliğin boyunduruğundan kurtulabilmiş değildir Okulları, daireleri, evleri, çarşıları, toplumları ve hatta bedenleri şahittir ki; Batı Uygarlığı onları kuşatmış, Batı'nın ilmi, kültürü ve fikirleri ruhlarını esir almıştır. Artık onlar Batı aklıyla düşünmekte, dünyaya Batı'nin penceresinden bakmakta ve Batının kendileri için çizdiği rotadan başka bir yolda yürümemektedirler.