1969 yılının bir kurban bayramı sabahı, Merkez efendi semtinde dünyaya geldim. Babam ile annemin hayati zor geçmiş ve çok fakirdik. Babamın amcasının evinde tek oda birde mutfak bir evde yaşıyorduk. Akşamları kalktığımda yerlerde hamam böcekleri kaçışırlardı. Mutfağımızda çok büyük bir kuyu vardı ve annem temizlik ihtiyacını buradan çekilen suyla görürdü. Bende Merkezefendi’nin türbesine giderek orada dua ederdim güzel bir evimiz olsun diye. Bu yaşananları anlatırken gözyaşlarımı tutamıyorum. 7 yaşında Esenler’e geldik. Her taraf otlar ile çevrili ve hiçbir yol yok. İlkokula başladım, babamın işleri iyi gitmeye başladı ve burada evimiz oldu. Tabii daha sonraları ortaokul ve lise okudum. Liseyi Bakırköy’de bitirdim.
Şiire lise çağlarında başladım. Bir defterim vardı ve sürekli ona yazıyordum. Bayağı ara verdim, askerlik derken birinci evliliğimi yaptım daha sonra ikinci evliliğim. Zaman zaman yine şiir yazıyordum. Yaşadığım hayatla ilgili çok gazete okurdum ve kitapta vatan şairleri ve bunun yanı sıra Yunus Emre, en büyük ilham kaynağımdı. Sahil Güvenlik Komutanlığı’ndan emekli oldum. Emekli olunca şiir yazmaya yeniden başladım ve tabi ki gördüğüm, yaşadığım her şeyi şiire dökmeye karar verdim. Ülkemizde yaşanan, geçmişte yaşadığım ve tarihimizde yaşanmış olayları yazmaya başladım. Nihayetinde neden kitap olmasın dedim. Şiirlerim hep içimden gelerek ve duygularımın dışa vurması, özellikle vatan sevgim ön plandaydı. Tek isteğim, bu duyguları herkesin algılaması ve vatanını sevmesidir.