Günümüzde Allah Teâlâ’dan uzaklaşan, tanınır ve görünür olma arzusu taşıyıp şöhret olmak isteyen, sahip olduğu şeyleri gösteriş yaparak sergileyen, kendini üstün başkalarını ise hor görerek kibirlenen, kendi ilmini, fikrini ve amelini beğenerek ucub sahibi olan insan dediğimizde hep başkaları akla gelir.
Oysa görselliğin ve görünür olmanın bu kadar önem kazandığı bu dijitialleşme çağında bizler; şöhret, riya, kibir ve ucub hâllerine kapılıp kapılmadığımızı kontrol etmeliyiz. Ayrıca Allah’u Teâlâ’nın indirdiği Kur’an-ı Kerîm’de bu hâller hakkında kullarını nasıl uyardığını da âyet âyet bulabileceğiniz bu eserin önemi, Gazzali’nın İhyâü Ulûmi’d-Dîn adlı eserinden oluşturulmasında saklıdır.
Hüccetü’l-İslâm İmam Gazâlî’nin asırları aşan hikmetli rehberliğini bulabileceğiniz bu eser; kalbi çürüten bu dört büyük tehlikeyi -şöhret, riya, kibir ve ucub- günümüz insanının idrakine sunuyor.
Şöhret bir lütuf mu, yoksa yakıcı bir fitne mi? İhlası zedeleyen gizli riya tohumları amellerimizi nasıl heba ediyor? Kibir nefse hangi maskelerle sızıyor? İnsanı kendi ilmine, fikrine ve ameline kul eden ucup tuzaklarından nasıl kurtulunur?