III/IX. ile IV/X. yüzyıllarda telif edilen siyer eserleri, siyer yazıcılığında “Klasik Dönemi” temsil etmektedir. Bu eser, ilk dört asırdaki siyer telifâtı arasındaki ilişkileri ortaya koyarak klasik dönem siyer yazıcılığının temel özelliklerini ele almaktadır.
***
Başlangıçtan itibaren kesintisiz devam eden Siyer yazıcılığı, klasik dönemde kaynak, muhteva ve yöntem bakımından belirgin bir dönüşüm yaşamıştır. Bu çalışmada siyer yazıcılığının klasik dönemde kazandığı yeni karakteri incelenmiştir.
***
Çeviri hareketleri ve kültürel etkileşimler, klasik dönem siyer yazıcılığında kronoloji anlayışını değiştirmiş ve siyer olayları birden fazla kronoloji çerçevesinde sunulmuştur. Klasik dönemde siyer yazıcılığı Hz. Peygamber’in hayatına odaklanmış, Cahiliye ise siyerin kapsamından çıkarılarak genel tarih literatürüne havale edilmiştir. Yine bu dönem, günümüze ulaşan ilk mezhebî siyerin ortaya çıktığı dönem olması bakımından da dikkat çekicidir.
***
Klasik dönemde yerleşen hadis merkezli ilmî paradigma, siyer ve İslâm tarih literatürünün gelişimini de etkilemiş; Şuûbiyye, Zındıklar, kıssacılar ve haber uyduranlar gibi grupların metinler üzerindeki etkisi daha görünür hâle gelmiştir. Bununla birlikte dönemin ilmî muhitlerinin bu durumun farkında olduğu anlaşılmaktadır.