Bir milletin geleceği, zihnindeki prangaları kırabildiği ölçüde hürdür.
Bugün dünya, sadece orduların ve ekonomilerin çarpıştığı bir yer değil; kavramların, dillerin ve kimliklerin mücadele ettiği devasa bir kültür savaşları alanıdır. Bir toplumu tarih sahnesinden silmenin en kestirme yolu, onu kendi dilinden koparmak, hafızasını bulandırmak ve kendi köklerine yabancılaştırmaktır. Çünkü kendi kavramlarıyla düşünemeyenler, başkalarının çizdiği sınırların içinde yaşamaya mahkûmdur.
Bu kitap; Türk milletinin binlerce yıllık medeniyet birikiminden güç alarak, modern çağın dayattığı zihinsel kuşatmaları yarmak için verilmesi gereken entelektüel, kültürel ve siyasî mücadeleye millî bir şuur kazandırmayı amaçlamaktadır.
Bu çalışma, geçmişin gölgesinde bir ağıt ya da sadece kuru bir övgü değil; bugünün uyanışına ve yarının büyük geleceğine yöneltilmiş açık bir çağrıdır.
Zihnini özgürleştirmek, kimliğine sahip çıkmak ve geleceğin kurucu iradesi olmak isteyen her Türk ferdi için mütevazı bir başucu eseri...
"Kendi diliyle rüya göremeyenler, başkalarının dünyasında ancak figüran olurlar. Şimdi, kendi rüyalarımızı görme ve geleceğimizi kendi ellerimizle inşa etme vaktidir."