Dünya siyaseti, tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de bir merkez etrafında şekilleniyor: Bereketli Hilal. Asya, Afrika ve Avrupa’nın kavşak noktasında yer alan bu coğrafya, yalnızca medeniyetlerin doğduğu bir beşik değil; aynı zamanda küresel hâkimiyet mücadelelerinin ana sahnesidir.
Elinizdeki bu eser, 1798’de Napolyon’un Mısır seferiyle başlayan ve 21. yüzyılda Üçüncü Büyük Oyun olarak yeniden sahneye çıkan küresel güç mücadelesini, tarihsel süreklilik ve saha tecrübesi ışığında ele almaktadır. ABD, İsrail, Çin, Rusya ve Avrupa merkezli stratejilerin Orta Doğu’yu nasıl yeniden dizayn etmeye çalıştığını; Büyük Orta Doğu Projesi, IMEC, Kuşak-Yol ve Davud Koridoru gibi girişimlerin ardındaki jeopolitik aklı bütüncül bir perspektifle ortaya koymaktadır.
Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu, çeyrek asrı aşan akademik birikimi ve Irak-Suriye sahasında bizzat edindiği tecrübelerle; Filistin’den Afganistan’a, Doğu Akdeniz’den Basra’ya uzanan hattı yalnızca analiz etmekle kalmıyor, aynı zamanda İslam dünyasının neden birleşemediği sorusunu cesurca tartışıyor. Kitap, Türkler, Araplar ve Kürtler arasında etnik ve mezhepler üstü bir Bereketli Hilal Birliğinin mümkün olup olmadığını sorgularken; Türkiye’nin önündeki tarihsel sorumluluğu da net biçimde ortaya koyuyor.
Bu çalışma; günübirlik siyasi yorumların ötesine geçen, karar vericiler, akademisyenler, öğrenciler ve 21. yüzyılın güç mücadelesini anlamak isteyen herkes için stratejik bir yol haritası niteliğindedir.
Bereketli Hilal’e hâkim olanın dünyaya yön verdiği bir çağda, bu kitap sadece bugünü değil, yarını da okumaya davet ediyor.