Küreselleşme; ekonomi, siyaset ve kültür başta olmak üzere, küresel savaş, barış, terörizm, insan hakları, demokrasi, ulus kimlikler, cinsiyet, göç ve çevre gibi toplumsal alanlar üzerinde etkili olmuştur. Küreselleşme döneminde meydana gelen hızlı toplumsal değişim süreci toplumsal hareket alanında da değişimlere öncülük etmiştir. Çalışmamızın amacı, bu değişim sürecinde ortaya çıkan yeni toplumsal hareketleri çözümlemektir. Klasik toplumsal hareketlerin ekonomi temelli yaklaşımlarına oranla, kültürel alanlara değinen, kimlik temelli yaklaşımları ile çevre, barış ve insan hakları gibi güncel konuları vurgulayan yeni toplumsal hareketler, modern iktidara karşı toplumsal muhalefetin yeni bir biçimi haline gelmiştir.
Küreselleşmenin olumsuz sonuçlarına değinmeleri, toplumsal olaylara bakışları ve herhangi bir siyasî ideolojiye veya partiye hizmet etmemeleri bakımından yeni bir alan yaratan yeni toplumsal hareketler; aktörleri, değindikleri konular, eylem biçimleri bakımından klasik hareketlerden kopuş sağlamıştır. Bu kopuş süreci barış ve insan hakları hareketlerinde de görülmüştür. Bu kitapta genelde küreselleşme ve yeni toplumsal hareketler ele alınırken aynı zamanda özelde de barış ve insan hakları hareketleri üzerinde durulmuştur.