"Meyve ağaçlarını sarınca karınca,
Günah var mı karıncayı kırınca?
Yarın Hakk'ın divanına varınca,
Süleyman'dan hakkın alır karınca."
Kadim medeniyetimizin, tarih boyunca insan hakkına, kadın hakkına, çocuk, hayvan, komşu hakkına verdiği önemi, Mecelle kitabından alınan maddelerin hikâyeleştirildiği bu kitapta bizzat yakından görme fırsatını bulacaksınız.
“İnsan hakkı” diyerek göz boyayanların tüm insanlığın hakkını nasıl cebe indirdiklerine şahit olacağız. Haksızın karşısında susmayanlara, örnek olanlara da şahitlik yapacağız. Adalet dağıtan, yol gösteren örnek hikâyeler sizi farklı maceralara sürükleyecektir.
Kitaptaki hikâyeler, bizim tarlanın kuşunu bizim sapanla vuran kişiye vereceğimiz hükmü bize göre ortaya koyan örneklerdir. Kısacası oyun ve oyunun kuralları bize göre olmalı, diyen maceralardan oluşuyor.
Hikayelerden kısa kısa...
(...) Öğrencilerin binbir hali vardı.
“Arada gezenler, arkadaşına laf yetiştirenler, hocam ödevimi unuttum deyip yerine oturanlar, hocam defteri evde unutmuşum, kâğıda yazsam olur mu?” diyenler (…)
(...) Saatin alarmı çalmaya başlar, ancak “Kalksam mı kalkmasam mı, biraz daha uyuyup öyle mi kalksam?” derken, birden fırlar yataktan Berna Hanım.
(...)
(...) Oyun da misket oyunu. Dört beş arkadaş varız. Biz oynarken bir gürültüdür koptu.
-Yetişin komşular!
-Eşek öldü. Eşek öldü, eşek öldü!
-Bir çuval samanım gitti!
- Ne yaparım ben şimdi! şeklinde bir ses.
Biz hemen koştuk, komşular geldi. (...)