Burası Tanrı’nın unuttuğu bir yer, kayıp bir coğrafya parçası. Torosların zirvesinde hepi topu 60 hanelik bir köyden bahsediyorum. Çukurova’yla Kahramanmaraş’ın coğrafi sınırlarının birleşim noktası. Ortadan geçen bir derenin diğer yakası Çukurova’nın, beri yakası ise Kahramanmaraş’ın sınırları içinde kalıyor. Derenin adı Cehennem Deresi. Köyün yarısı karşı yamaçta, diğer yarısı beri yamaçta. Öteki yakadaki köyün adı tam da ifade ettiğim gibi Ötekiyaka köyü, Beri yakadaki köyün adı ise Beriyaka Köyü. Eskiden köy iki yakayı da kapsayan yaklaşık 500 hanelik koca bir köyken adı Cennet Deresi olarak biliniyormuş. Hatta o zaman kısa bir süre nahiye olarak da kalmış. Ama gel zaman, git zaman köyün nüfusu azaldıkça azalmış; kavga, gürültü, huzursuzluk ve kaos hâkim olmuş. Birilerinin mal, mülk ve güç hırsı uğruna ziyan edilmiş koca köy. İnsanlar öldürülmüş, dövülmüş, kovulmuş, sürülmüşler, kiminin malına çökmüş iblisler, kiminin canına, kiminin de ırzına, namusuna göz dikmişler.
Burası, “Kargadan başka kuş tanımam.” diyen sefillerin; burası, “Ağamdan başka baş tanımam.” diyen cahillerin; burası, “Safirden başka taş tanımam.” diyen gafillerin ve burası kardeşin kardeşe kıydığı Kabillerin coğrafyası... Burada kimsenin iki yakası bir araya gelmemiş. Cennet Deresi’nin, Cehennem Çukuru’na, Meşhur Şahinkaya’nın da toplu mezar taşına dönüştüğü yer burası.