banner
Meşru Zamanlar

Meşru Zamanlar

Bir puzzle gibi karışıktı her şey ve ait olduğu yere konulmayı bekliyordu. Oluyordu, bazen emin olduğum bir duygu, çok yanlış bir yere konulup sonra orada sırıtıyordu. En zoru insanın kendini tamamlamasıydı. Ama bir tek puzzle parçasından bile muhteşem kayboluşumu ve konulacak her yere uyumsuz olduğumu anlıyordum. Bu uyumsuz yanımla uğradığım her yeri bozuyordum. Bozuk düzeni, bozuk zihniyeti, bozuk niyeti... Daha da bozuyordum. Aslında dünya denilen tabloda kendi yerimi arıyordum. Onca yanlışlığın bir parçası olamazdım. Sorguluyordum. Bu kadar normun karşıtı, özgün bir kişiliği temsil ediyordum.
Bir insan kendini nasılda bu kadar toplumdan gönüllü dışlıyordu. Sanki, tüm toplumu yalnızlığımla cezalandırıyordum.
Zorlanıyordum, acı çekiyor ve aynı hızla iyileşiyordum. Dengeyi keşfediyordum. Direniyordum. Aşkla yazıyordum. Sevişiyor, savaşıyor, kusuyor, yutuyor gibi yazıyordum. Gece ve gündüz demeden sürekli yazıyordum. Gerçekle hayali birbirine karıştırarak yazıyordum. Aklıma ve yüreğime cesurca yaslanıyordum. Öylesine kendim oluyordum ki kalabalıkta yitirdiğim kendimden hepten uzaklaşıyordum. Ağır bir paltoyu çıkartıyor gibiydim ruhumdan ve "Gogol’un paltosundan çıktık hepimiz." diyen Dostoyevski’nin aksine kendi paltomdan çıkıyordum. Socrates’in "İncelenmemiş hayat yaşamaya değmez." dediği yerde, baldıran zehri akıyordu damarlarıma. Ne kadar haklı bir ölümdü. Çünkü, kendi olarak bir ölüm ya da diğerleri gibi, sorgulamadan yaşama seçeneği sunulmuştu. Socrates’in "Şu anda ölümü filozof gibi değil, cahil bir insanın kaygısız zihniyetiyle karşılamaktan çekiniyorum." dediği noktada, filozof gibi yaşamayı seçiyordum. Cahil bir insanın kaygısız zihniyetini satır aralarıma gömerek ilerliyordum.
Anladım ki bazı adımlar atılmamalıydı. Gidilebilecek onca yol varken, gözümüzün görmediği karanlık bilinmezliğe atılan o ilk adım; sanırım uçurumun dibiydi. Tanrı, bazen yürümeyelim diye ayakkabılarımızı çalar ve İblis’in uzattığı tüylü terliği giyeriz. Tanrı’nın yarattığı ilk kalemin mürekkebi dökülür gökten ve sen kendi kaleminle böbürlenirsin. İblis’in uzattığı defterin tuzağında, her şeyi yeniden yazabileceğini sanırsın. Oysa ki Tanrı, kendimizi bulabilmemiz için bazen kaybolmamızı sağlıyordu.

Liste Fiyatı: 650,00
Yayın Tarihi: 01.07.2025
ISBN: 9786256133655
Dil: TÜRKÇE
Sayfa Sayısı: 208
Cilt Tipi: Karton Kapak
Kağıt Cinsi: Kitap Kağıdı
Boyut: 13.5 x 19.5 cm

Bu üründen 1 adet satın alınmıştır.


İlgili Kategoriler:

Kitapyurdu Fiyatı:
446,88

Genellikle 3-5 gün içinde kargoya verilir.?

Sepete Ekle

Kazanacağınız Puan: 894

Fiyat Geçmişi: Product Price History Thumb
Platin Üye olarak kargo ücreti ödemeden ekstra indirimli alışveriş yapabilirsiniz.
Üstelik yalnızca kazandığınız puanlarınızla ekstra ayrıcalıklara sahip olabilirsiniz.
Platin Üyeliği Hemen Başlat
Platine Özel Fiyat: 411,13
banner

loading
banner
banner
banner
loading
banner
banner