Yüce Rabbimiz tarafından maddi ve manevi; sayılamayacak kadar nimetlerle donatılıp imtihan için bir süreliğine dünyaya gönderilen insan; kendisini yoktan var edip varlık âleminin sultanı kılan Rabbimiz tarafından birtakım vazifelerle sorumlu kılınmıştır. Bu vazifelere ibadet diyoruz. Bu ibadetlerin en başında Allah’a iman; sonra da namaz ibadeti gelmektedir. Zira bilinçli bir şekilde kılınan namaz, bütün ibadet ve ahlaki değerleri bir fihrist olarak içinde barındırmaktadır.
Ondan dolayıdır ki; Rabbimiz yüce kitabı Kuran’ı Kerim de ve onun sözlü ve uygulamalı olarak açıklanması için gönderip vazifeli kıldığı Peygamberinin (s.a.v.) diliyle müminler namaza ısrarla teşvik edilmiş, kılmayanlarda şiddetle namazı terkten sakındırılmıştır. Bundan dolayı Kuran’ı Kerim’de imanla ilgili konulardan sonra en çok namaz konusu üzerinde durulmuştur.
Kuran’ı Kerim’de 99 ayetle namaz kılmanın neden ve niçini, sosyolojik, psikolojik, dünyevi, uhrevi, sağlık vb. gibi her yönden önemi ve gerekliliği vurgulanmıştır.
Ancak günümüzde Müslüman olduğunu kabul eden insanların büyük bir çoğunluğu, 5 vakit namaz kılmamakta; kılanlar da geleneksel, neden ve niçin kıldığının bilincinde olmadan, dini literatürde Tadil-i erkân diye ifade edilen uyulması gereken kuralların farkına bile varmadan namazlarını günlük işlerinin arasına sıkıştırarak geçiştirmektedirler. Bir kısmı ise sadece cuma ve bayram namazlarını kılmakla yetinmektedir.
Bütün ibadetlerin ve ahlaki değerlerin özü olan namaz böyle kılınmayarak ya da geçiştirilerek kılınınca günümüzde müminlerin ailevi, sosyal, ekonomik, ruhsal vb. gibi her alanda problemler yaşanması kaçınılmaz olmaktadır. Ayrıca hiç farkına varmadan sonsuz olan ahiret hayatlarını da tehlikeye atmaktadırlar.