Soğuk Savaş dönemi sonrası tüm dünyada askeri harcamalar ve silahlanma girişimleri azalırken Orta Doğu bölgesinde hız kaybetmeden artmaya devam etmesi dünya siyasetinde bölgenin kendine has yapısını göstermektedir. Bu durumun ortaya çıkmasında bölgedeki savaş ve çatışmaların etkisi olduğu kadar siyasi istikrarsızlık ve bölgedeki ülkelerin yönetim biçimleri gibi birçok faktör etkili olmuştur. Soğuk Savaş dönemindeki tehditlerin yerini bölgesel ve etnik çatışmalar, örgütlü suçlar ve uluslararası terörizme bırakmasıyla da askerî harcama ve silahlanma girişimlerindeki ivme katlanarak artmaya devam etmiştir. Bunların yanında küresel güçlerin de bölgedeki ülkelerin silahlanmasına vermiş olduğu destekle Orta Doğu bölgesi 1990'lı yıllarda askerî harcamalarda büyük bir ivme yakalamış, 2000'li yıllarda dünyada en çok silah ihraç edilen bölge haline gelmiştir. Özellikle 2000'li yıllardan itibaren S. Arabistan çok ciddi miktarlarda askerî harcama yaparak bölgede ve dünyada adından söz ettiren bir ülke haline gelirken yaşanan bu durumun bölgesel sorunlarda olası etkileri merak konusu hâline gelmiştir.
Elinizdeki kitapta Orta Doğu bölgesindeki konvansiyonel güçler olan Türkiye, İran ve S. Arabistan'ın Soğuk Savaş dönemi sonrası askerî harcamaları ve silahlanma dinamikleri incelenecektir. Ele alınan ülkelerin askerî harcamaları ve silahlanma trendleri dönemsel olarak masaya yatırılacak, silahlanma politikalarında meydana gelen kırılma ve dinamikler ortaya konacaktır. Bu dinamiklerin ise aktörlerin ittifak yönelimleri ile ABD ve Rusya gibi bölgeye yönelik çeşitli angajmanlara giren büyük güçlerle olan ilişkilerine etkisi incelenecektir. Böylelikle söz konusu ülkelerin savunma harcamaları ve silahlanma dinamikleri üzerinden bölgedeki güç dengesine yönelik tespitler yapılacaktır.