Akdeniz’i bir Osmanlı denizine dönüştüren kudretin ardında hangi seferler, hangi cenkler, hangi tanıklıklar, hangi sözler vardı?
Barbaros Hayreddin Paşa’nın korsan reisliğinden kaptan-ı deryalığa uzanan destansı hayatı, XVI. yüzyılın gazi-şairi Murâdî’nin kaleminde tarih ile şiirin güçlü terkibine dönüşüyor.
Kanûnî Sultan Süleyman’ın emriyle yazıldığı bilinen Gazavât-ı Hayreddin Paşa; Oruç Reis ve Barbaros Hayreddin Paşa’nın gazalarını, Preveze’den Nova’nın fethine uzanan mücadelelerini, deniz seferlerinin hazırlıklarını, muharebe sahnelerini ve Akdeniz diplomasisini ayrıntılarıyla anlatıyor. Bu hikaye sadece bir kahramanlık destanı değil; esir, ganimet, teşkilat, denizcilik uygulamaları ve Avrupa güçleriyle yürütülen diplomasiye dair çok katmanlı bir dönem panoramasıdır.
Osmanlı’nın Mavi Gücü: Barbaros, bahsi geçen eserin 373 varaklık, bilinen tek nüshasından hareketle Murâdî’nin kimliğini ve edebî dünyasını aydınlatıyor; 9187 beyitlik metni çevriyazıyla günümüz okuruna sunuyor. Fakat bu kitap, bir metin neşrinden fazlasını vadediyor: Efsanenin ardındaki insanı, güvertelerde verilen kararları, savaşın gürültüsünü ve Akdeniz’in sürekli değişen güç dengelerini görünür kılıyor. Şiirin tarihe, tanıklığın destana dönüştüğü bu sayfalarda Barbaros; kendi çağının ittifakları, ihtirasları ve büyük hesaplaşmaları içinde yeniden hayat buluyor.
Onu bildiğini düşünen okur için asıl yolculuk şimdi başlıyor!