banner
Paletimde Kelimeler

Paletimde Kelimeler

Bir seferin ertesinde vurulur davullara tokmaklar. Aynı türkünün esiri olmuşlar; yıkanır nehirlerde. Sırf yarınlara bir iz bırakmak için geçilen tünellerde vefanın öyküsü yazılır kırışık ellere. Kim bilir kaç yıl daha söylenir bu şarkı dillere? Destan güzelliklerin vurduğu duvarlarda duyulur çığlıklar. Ensesi kalın değil diye tokatlananlarla beraber söylenir türküler. Yine aynı dantele atılır ilmekler, havlulara sürülür sabah kâbusları. Hikâye bu ya, ten kokusu kalır henüz doğmamış kederlerde. Sırattan ince, keskin yollara bir adım kala vurulur atlar. Baykuş gözünde büyür çıplak kadınlar, şarabın içine atılan uyanık sayfalar… Bir kez daha gidilen yolların ardında kalır kıvılcımlar. Hasret rüzgârları esmeden önce temizlenir ortalık. Ezberlenen şiirler susarken kalemlerde kan akar savaşın oğullarında. Meleklerin secde ettiği kıbleye dönmez şeytanla bir olanlar. Kaç harflidir bilinmez eşiklerde çarpılan. Yaz geldi diye kuruyan tenlerde güneşe hesap sormak kimin haddine? Özlediğimiz maziye bir çift sözümüz var: Büyüdük artık. İçimizdeki çocuğu çoktan susturduk. Körebe oynadığımız bahçelerde adımızı soranları linç ettik. Masmavi sulara bıraktık hafızalarımızı. Olmaz dediğimiz yerde hatırladık. Reva gördüğümüz elemi sardık sarmaladık. Dost dediğimizle er meydanında vedalaştık. Bir kez daha vurulduk sırtımızdan yarına hazırlanırken. Bir çift siyah göze emanet ettik rastıkları. Rüya görmedik diye topladık yatağımızdan yastıkları. Üşüdük, kapatamadık yorganı üzerimize. Sıcak bir gülüşün yanına kıvrıldık. Şemsiyeleri açmadan yürürken gözyaşlarımızla ıslandık. Saatler akıp giderken takvimleri koparmadık. Aynı güne dönüp kaldık. Üzerimize üşüşen kargalardan leşleri sakladık. Yaşamadık diyenlere kırışmış, kırılmış elleri uzattık. Sızısı dinmiş yaralara merhem bulamadık. Yalnızdık. Kapatırken kapıları, dışarıdan çocuk sesini duymak için camı araladık. Bembeyaz yazmaların altından bir tel beyaz saçla ağıtlar yaktık. Ar perdesi yırtılmıştı gençliğin; utanmadık. Kıpkırmızı olmuştu yanaklarımız. Çeyizlerimizi sandığa sakladık. Günahı ararken şeytan bir inadına sevabı açtı. Duvarlar konuşmuyor diye ağzımızı bağladık. Kelepçeler ellerimizde, zindanlarda yargılandık. Kapattık kapımızı, şiirlerle beste yaptık. Televizyon izlerken dizilere hıçkıra hıçkıra ağladık. Korktuk ölmekten, topraktan kopardık. Asrın imtihanına kalem bulamadık. Sıralarda ağardık. Zemheri kışlarda topukluyla dolaştık. Ayağımızda halhal, dost meclisinde meşk yaptık. Bahanelerle açtığımız çığınları apar topar topladık. İşgal altındaydı yüreğimiz; her gün isyana dayandık. Aç kaldık, karaydı kazanımız; biz yine de kaldırdık. Sel vurmuştu; kırıntılardan evimize kucak kucak gül topladık. Bağırıp çağıran dağları duyamadık. Sessizdi şehir; gecenin en yalnız saatinde ağıt yaktık. Mükemmelliğin kucağında en mükemmeli aradık. Sadelikten yakındık, ihtişamla yanıldık. Aldanışın şiirini yazarken mısraların ortasında vurulduk. Kâğıtsız öğrenciliğe bel bağlamadık. Yüzme bilmediğimiz denizlere düştük de boğulmadan el uzatmadık. Mahrem sırların konuşulduğu odalara kulak tıkadık. Yüksek zannettiğimiz makamdaydık...

Liste Fiyatı: 450,00
Yayın Tarihi: 01.07.2026
ISBN: 9786258983142
Dil: TÜRKÇE
Sayfa Sayısı: 400
Cilt Tipi: Karton Kapak
Kağıt Cinsi: Kitap Kağıdı
Boyut: 13.5 x 21 cm

Bu üründen 1 adet satın alınmıştır.


İlgili Kategoriler:

Kitapyurdu Fiyatı:
292,50

Genellikle 3-5 gün içinde kargoya verilir.?

Sepete Ekle

Kazanacağınız Puan: 586

Fiyat Geçmişi: Product Price History Thumb
Platin Üye olarak kargo ücreti ödemeden ekstra indirimli alışveriş yapabilirsiniz.
Üstelik yalnızca kazandığınız puanlarınızla ekstra ayrıcalıklara sahip olabilirsiniz.
Platin Üyeliği Hemen Başlat
Platine Özel Fiyat: 263,25
banner

loading
banner
banner
banner
loading
banner
banner