banner
Sen

Sen

Son Sözüm de Sanadır
“Sen” yalnızca bir zamir değil; bu kitapta bir ruh hâli,
bir masivadır. Her ne kadar bir hitap gibi görünse de aslında bir aynaya, gölgeye, hatıraya—belki de hiçbir zaman tam anlamıyla var olamamış bir kişiye yöneltilmiş içsel bir çağrıdır.
Bu kitap, bir aşkın anlatısından çok; yaşanamamışlığın,
dile getirilemeyen duyguların, gecikmiş bakışların
ve içe gömülmüş haykırışların şiirsel günlüğüdür.
Her şiir, bir başka şiirin yankısını taşır; her dize, bir
önceki susuşun izini sürer… “Sen”, bu yönüyle parçalı
bir toplam değil, tek bir ruhun bölünmüş ama süreklilik
taşıyan anlatımıdır. Şair yalnızca duygularını değil;
zamanla, geçmişle ve kendisiyle olan hesaplaşmasını da kaleme alır. “Bu şiir, ıkınan bir kalbin geç kalmış itirafıdır.”
ifadesi, bu içsel zorunluluğun yalın bir özetidir.
Kitap boyunca tekrar eden “geç kalma” teması, yalnızca
bir aşkın değil, varoluşun da merkezine yerleşir.
“Hiç başlamamış bir konuşmanın son cümlesiydi
gidişin.”
dizesi, kavuşmanın imkânsızlığını fısıldar. Bu yüzden
burada anlatılan, yaşanamamış bir aşkın ardından yazılmıştır.
Ve o yaşanamamışlık hâlâ sıcaktır.
Şiirin dili çağdaş, serbest, yoğun ve mecazlarla yüklüdür. Okuyucudan yalnızca anlam araması değil; durması, susması, hissetmesi ve kendi iç sesiyle yüzleşmesi beklenir.
“Ben seni sevmeyi değil, senden kurtulamamayı
yazıyorum.”
diyen bir kalbin içinde durmak kolay değildir.
“Sen”in dizeleri, bireysel bir aşkın yasını tutmakla kalmaz; çağımız insanının içsel parçalanmışlığını, iletişim hatalarını, duygusal donukluğunu da dile getirir. Her kelime, söylenememiş duyguların, tamamlanmamış sevdaların üstüne dikilmiş bir mezar taşı gibidir.
Son bölümlerde şiir daha metafizik ve mistik bir düzleme yükselir; şiirin dili evrenselleşir. Aşkın kişisel boyutu silikleşir ve yerini varlık, zaman, hiçlik, ölüm gibi
kadim kavramlara bırakır.
“Şimdi, seni aramıyorum artık. Sana varmak, bende
başlıyor.”
dizeleriyle birlikte, “Sen” bir kişiden çok bir farkındalık
hâline gelir. Bu şiirler okunmak için değil; hissedilmek, hatırlanmak, içten içe yankılanmak için yazılmıştır. Çünkü her aşk biraz yalnızlıktır. Her ayrılık, belki de yeniden kavuşmanın
bahanesi…
“Sen” okuyucunun içinde uzun süre yankılanmaya
devam eder. Aşkın ve kayboluşun en incelikli, en insani
hâllerinden biri olarak kendi ritmini tutar. Şairin kalemiyle kelimelere sığmayan duygular anlam bulurken, okuyucu da kendi “Sen”ine onun sesiyle bakar.
Bu kitap, bir insanın iç dünyasının yankısıdır.
Kelimeler; sevinci ve hüznü, kavuşmayı ve kayboluşu
içine alır. Ve sonunda şiirler susar… ama duygular konuşmaya devam eder:
“Ve şimdi, bu şiir burada dursun.
Bir gün, gözlerin değerse satırlara...
Ben sustum — kelimeler konuşsun.”
Şiirde anlam, mısra aralarına sinmiştir. Şiir, bir bütün
olarak okunduğunda daha derin katmanlarını ifşa eder.
Okuyucudan dikkat, sabır ve duygusal katılım bekler.
Hüzün, hayal kırıklığı, özlem kadar; metafizik bir sezgi
ve kadim bir sessizlik bilgeliği de dizeler arasında
yankılanır.
“Bir insan kendinden koparak bir başkasına varamaz.
Çünkü sen, benim içimde hiç yaşanmamış bir
ülkesin.”
Bu kitapta aşk, yalnızca bir duygunun anlatımı değil;
insanın kendi içinden geçerek yaptığı bir yüzleşmenin
yansımasıdır. Şair için aşk bir sahiplenme değil, bir geçiş hâlidir:
“Aşk, bir tamamlama değilmiş;
eksilmeden, eksiltmeden yan yana kalabilmekmiş
meğer.”
Zamana geç kalma duygusu kitap boyunca hâkimdir.
Ama bu geç kalış yalnızca aşka değil; varoluşa, anlamaya, kendine geç kalmaya dairdir. Aşk, bir hatıra değil; bir özlem olarak var olur.
Şair geçmişi yargılamaz; onu anlamaya ve onunla barışmaya çalışır. Bu yönüyle kitap, okuyucuya didaktik
değil; empatik bir dokunuş sunar.
“Ben seni sevmeyi değil, senden kurtulamamayı
yazıyorum.”
Son bölümlerde bireysel acı, mistik ve evrensel bir
boyut kazanır. Aşkın kişisel çehresi silinir; yerine varlık,
zaman ve hiçlik geçer. “Sen”, artık bir kişiyi değil; bir bilinç hâlini temsil eder:
“Şimdi, seni aramıyorum artık.
Sana varmak, bende başlıyor.”
Sonuç olarak, “Sen” yalnızca bir aşk şiir kitabı değildir.
Ne bir kahraman vardır ne de bir mutluluk vaadi…
Bu kitap, bir insanın kendi içinden geçerek bir başkasına varamamasının şiirsel trajedisidir. Ve bu trajedi, okurun kendi eksikliklerinin, susuşlarının yankısına ayna tutar:
“Her aşk, sonunda bir şiir bırakır.
Ve her şiir, sonunda bir insanı.”
Bazı kitaplar hatırlanır. “Sen”, işte onlardan biri...

Liste Fiyatı: 115,00
Yayın Tarihi: 17.07.2025
ISBN: 9786253799090
Dil: TÜRKÇE
Sayfa Sayısı: 114
Cilt Tipi: Karton Kapak
Kağıt Cinsi: Kitap Kağıdı
Boyut: 13 x 19.5 cm

Bu üründen 6 adet satın alınmıştır.


İlgili Kategoriler:

Kitapyurdu Fiyatı:
115,00

24 Saatte Kargoda? Stokta 2 ürün var

Sepete Ekle

Kazanacağınız Puan: 230

Fiyat Geçmişi: Product Price History Thumb
banner

loading
banner
banner
banner
loading
banner
banner