Sürdürülebilir Restorasyon, kültürel mirasın korunmasını yalnızca yapıların onarımı olarak değil; geçmiş, bugün ve gelecek arasında kurulan güçlü bir bağ olarak ele almaktadır. Restorasyonu; çevresel, toplumsal, kültürel ve etik sorumlulukların bütüncül bir parçası olarak değerlendirirken, tarihî yapıların yalnızca fiziksel varlığını değil, taşıdığı hafızayı, kimliği ve yaşam kültürünü de korumayı amaçlamaktadır.
Bu eser; sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, afetlere direnç, döngüsel ekonomi, dijital teknolojiler, yapay zekâ destekli koruma yöntemleri, yerel malzeme kullanımı, geleneksel yapı bilgisi ve toplum temelli koruma yaklaşımlarını; İstanbul ve Anadolu’nun tarihî yapılarından, saha gözlemlerinden ve uluslararası koruma ilkelerinden hareketle kapsamlı bir bakış açısıyla değerlendirmektedir.
Ayasofya’dan Süleymaniye’ye, Kariye’den Rami Kütüphanesi’ne, tarihî sokaklardan yaşayan mahallelere uzanan bu çalışma; kültürel mirasın yalnızca geçmişin sessiz tanığı değil, geleceğin de en değerli emaneti olduğunu hatırlatmaktadır.
Korunan her yapı, yalnızca taşların değil; insan emeğinin, ortak hafızanın ve kültürel kimliğin de yaşatılmasıdır. Çünkü sürdürülebilir restorasyon, geçmişi korurken geleceği de inşa etmektir.
Bu eser; mimarlar, restoratörler, iç mimarlar, şehir plancıları, akademisyenler, öğrenciler, yerel yöneticiler ve kültürel mirasın korunmasına gönül veren tüm okurlar için hazırlanmıştır.