Kâinata baktığımızda sayısız fiil görürüz:
Yaratmak, yaşatmak, rızık vermek, terbiye etmek, güzelleştirmek, temizlemek, korumak, yenilemek...
Bu fiiller bize Allah'ın Esmâ-i Hüsnâ'sını gösterir. Esmâ ise daha derin bir hakikate işaret eder:
Şuunât-ı İlâhiye'ye.
Risale-i Nur'da farklı bahisler içerisinde geçen Şuunât kavramı; Allah'ın Zâtı, sıfatları, isimleri ve kâinat arasındaki ilişkiyi anlamada anahtar bir yere sahiptir. Ancak bu hakikat çoğu zaman dağınık hâlde kalmış, sistematik olarak ele alınmamıştır.
Bu eser, Risale-i Nur'un farklı yerlerine serpiştirilmiş Şuunât bahislerini bir araya getirerek bir Şuunât Haritası ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Tearrüf, Teveddüd, Terahhum, Cemâl, Kemâl, Rubûbiyet, Kuddûsiyet, Kayyûmiyet, Adalet, İkram ve Ferdiyet gibi kavramlar üzerinden; insan, kâinat, Kur'an, Risalet ve Ahiret arasındaki derin bağlar yeniden okunmaktadır.
Çünkü kâinat yalnızca görünen bir varlıklar topluluğu değil; Esmâ'nın, Esmâ ise Şuunât'ın tecellilerini gösteren büyük bir kitaptır.
"Kâinat Allah'ın fiilî kitabı, Kur'an ise kavlî kitabıdır. Şuunât, bu iki kitabı birbirine bağlayan derin bir köprüdür."
Bu kitap, Risale-i Nur'un rehberliğinde, kâinattan Allah'ı tanımaya uzanan yolculuğa bir harita sunmaktadır.