Iago’ ya Mektup: Shakespeare’in Othello oyunundaki ölümsüz karakter Iago’nun üzerine yazılmış bir “kötülük” sorgulaması. Peki, Iago’ya ne oldu? Dev tragedyadan geriye kalan Iago bu kadar şeyi neden yaptı? Gerçekten mevki hırsı mı, yoksa Desdemona’ya mı âşıktı? Oyun, bir anlamda “devam” niteliğinde Iago’nun “sonrası”nın hayalini kuruyor. Bu sorgulamada kin, ırkçılık, kıskançlık, kötülük, takıntılı aşk gibi kavramları ele alarak…
Bir Adın Var Mı?: Savaşın kazananı olmadığı gibi bir adı da yok. İki asker ve bir ceset. Sonrasında cesedin üzerinde bir pazarlık. Savaşın bir fiyatı var mı? Öldürdükleri cesetleri satmaya çalışan iki “adsız” askerin, kontrol edemedikleri şiddeti en sonunda birbirlerine yöneltmelerinin hikâyesi. Ve ölen kişinin annesiyle yaptıkları acımasız pazarlık… Bir kadının annelik ve kadınlık arasında kalmasının da hikâyesi.
Aşağıya Bakma: Bir teleferik ve onun içinde mahsur kalan bir kadın ve bir adam. Burada hayatta kalma duygusuyla birlikte, yaşamsal korkularını da sınarlar. İkisi de yaşamlarının bir özetini çıkarır. Elbette ki “aşağıya bakma”dan…
Yaşam Sanatı: Büyük bir depreme bir TV stüdyosunda yakalanan bir muhabir ve sunucunun, bir yandan büyük yıkıma karşın hayatta kalma çabası; bir yandan da hâlâ canlı bağlantılarla insanlara moral verme çabası. Yaşam sanatını icra etme gayretlerinin oyunu.
Sana Rağmen: Rağmen’lere rağmen yaşayan bir kadın. Ve onun hiç bitmeyen kararsızlıkları. Mesleğinde başarılı bir oyuncu olan kadın, bir yol ayrımındadır. Birini tercih eder ve o tercihi onu mutlu etmez. Ya yolun diğerindeki? On yıl sonrasına döner ve bu sefer diğer yolu tercih eder. Aşk mı? Saplantı mı? Karar mı, kararsızlık mı daha çekici? Bir “zaman yolcusu” hâline gelen kadın, bu soruların yanıtlarını arar.