Sekiz yıl boyunca dünyayı dolaşan bir gezgin…
Ama bu, sadece ülkeler arası bir yolculuk değil.
Bu kitap; Tokyo'da kiraz çiçeklerinin altında içilen çaydan, Cusco'da bir ailenin sıcaklığına; Sapporo'daki turist ofisinde salça arayışından, Cancun gecesindeki karanlık düşüncelere; Katmandu'nun ağır sessizliğinden Karayipler'deki özgürlük hissine uzanan, hem coğrafyalar arasında hem de insanın kendi içinde yaptığı bir yolculuğun satırlarıdır.
Memet Tayanç, klasik bir gezi yazarı değil. Gittiği yerleri anlatmaktan çok, o yerlerin onda bıraktığı izleri, karşılaştığı insanları, absürt durumları, kültürel çarpışmaları, iç hesaplaşmalarını ve yer yer mizaha, yer yer hüzne dönüşen anları anlatıyor.
Bir Japon'un inadında, bir Perulu annenin şefkatinde, bir Meksika gecesinin karanlığında, bir İskoç sabahının soğuğunda ve dünyanın dört bir yanındaki sokaklarda aslında hep aynı şeyi arıyor:
İnsanı.
Ve belki de kendini.
Bu kitap bir seyahatname değil. Bir günlük de değil.
Bu, yol üstünde karalanmış, bazen komik, bazen trajik, bazen romantik, bazen düşündürücü ama her zaman samimi metinlerden oluşan bir iç yolculuk kitabı.
Dünyayı gezmenin, aslında insanın kendi içine doğru yürümek olduğunu fark eden herkes için…
Yola çıkmayı düşünenler için,
Yoldan dönmeyenler için,
Ve hâlâ bir yerlerde kendini arayanlar için…