Sürdürülebilirlik, artık yalnızca çevresel bir sorumluluk alanı değil; kurumların meşruiyetini, güvenini ve itibarını belirleyen bütüncül bir iletişim meselesidir. Dijital çağda kurumlar, sadece ne yaptıklarıyla değil; bunu nasıl anlattıkları, hangi değerleri temsil ettikleri ve paydaşlarıyla nasıl bir ilişki kurdukları üzerinden değerlendirilmektedir. Bu kitap, sürdürülebilirliği kavramsal, kuramsal ve uygulamalı boyutlarıyla ele alarak kurumsal iletişim, paydaş yönetimi, etik, şeffaflık ve dijital dönüşüm ekseninde kapsamlı bir çerçeve sunmaktadır. Sürdürülebilirlik anlatılarının nasıl inşa edildiği, hangi koşullarda güçlendiği ve belirsizlik ile kriz anlarında nasıl sınandığı bütüncül bir perspektifle incelenmektedir.
Yeşil imaj ve yeşil aklama tartışmalarından kurumsal kültür ve liderliğin dönüşümüne; dijital platformlarda sürdürülebilirlik söylemlerinden yapay zekâ ve algoritmik görünürlüğe uzanan içerik, sürdürülebilirlik iletişiminin güncel dinamiklerini görünür kılmaktadır. Krizler ise bu sürecin merkezinde değil, sürdürülebilirlik iletişiminin tutarlılığını ve dayanıklılığını ortaya koyan kritik eşikler olarak ele alınmaktadır.
Bu kitap; akademisyenler, iletişim profesyonelleri, yöneticiler, sürdürülebilirlik uzmanları ve öğrenciler için sürdürülebilirlik iletişimini anlamak, yönetmek, ölçmek ve geleceğe taşımak isteyen herkese kapsamlı bir başvuru kaynağı sunmaktadır.