Bugün Elazığ ili sınırları içerisinde yer alan Harput, coğrafi konumu ve stratejik önemi nedeniyle tarihsel süreç boyunca pek çok devletin egemenlik kurma arzusu taşıdığı bir yerleşim merkezi olmuştur. Bu nedenle, Harput'u birçok kavim ve devletin istilasına maruz kalarak sık sık el değiştirmiştir. Ancak Osmanlı Devleti’nin bölgede hâkimiyet kurması ile birlikte istikrarlı bir yapıya kavuşmuştur.
Harput, Osmanlı Devleti’nin egemenliÄŸine girdikten sonra kentsel ve kültürel geliÅŸimini büyük ölçüde tamamlayan önemli bir yerleÅŸim yeri olmuÅŸtur. CoÄŸrafi konumu itibariyle de  farklı yolların kesiÅŸim noktasında yer alması nedeniyle ÅŸehirlerarası ticareti destekleyen stratejik bir avantaja sahipti. Dolayısıyla Harput, çevre bölgelerden gelen tüccarların yanı sıra, daha uzak illerden gelen ticaret erbaplarının da dikkatini çekmiÅŸtir. Fakat Osmanlı Devleti’nin 16. yüzyılın sonlarından itibaren geçirdiÄŸi sarsıntılı durum Harput’un geliÅŸim sürecini de olumsuz yönde etkilemiÅŸtir. 17. yüzyılda imparatorluÄŸu çalkantılı durumdan kurtarmak için idari, askeri, iktisadi ve siyasi alanlarda birtakım yapısal yeniliklere gidilmesi ile Harput sancak idaresinde de yönetimsel bakımdan önemli deÄŸiÅŸiklikler olmuÅŸtur.Â
Bu eser, 17. yüzyılda Harput'un tarihî, kültürel, idari, siyasi, ekonomik ve sosyal yapısını detaylı bir şekilde incelemektedir. Harput'un tarihi mirasını keşfetmek isteyen araştırmacılar ve meraklı okurlar için bu kitap değerli bir referans kaynağı olacaktır.
Â