Birincil Şeyler Dizisi’nin acı çekmek üzerine bu kitabı, ilhamını Fransız edebiyatçı Alfred de Musset’nin “İnsan bir çıraktır, acı da onun ustasıdır. Hiç kimse acı çekmedikçe kendini tanıyamaz. Bu sert bir yasa, ama en yüce yasadır.” ifadesinden ve sayısız danışanın, acılarını tariflemelerindeki ortaklıktan alıyor. Acının derinliklerine inen kitap, tam da oradan umuda yer açıyor.
Başımızdan geçen dramatik olaylar bir süre gerçeklik algımızı sarsar, çaresiz hisseder ve dünyayı olduğundan karanlık görürüz. Peki, “acı” ve “ağrı” kavramlarını tanıyıp acıyı fark etme ve anlamanın, acının ifade edilmesinin, onunla baş etmenin, ondan ders çıkarmanın manasını
kavradığımızda ne olur? Acıdan kaçınmak yerine ona sahip çıkmak bize ne katar? Acılarımızın pasif kurbanı olmak yerine aktif öznesi olmayı, böylece hayatımıza yön verebilmeyi nasıl öğrenebiliriz? Kitap, bu türlü sorulara yanıt vererek acıya bakış açımızı esnetiyor.
Bu kitabı okurken, Klinik Psikolog Marie-France Gizard & Psikiyatrist Patrick Zillhardt ile acının imkânları üzerine düşünecek, yaşamış veya yaşamakta olduğunuz şeyleri anlayacak, duygularınızı anlamlandıracak, aktarılan danışan hikâyeleri vasıtasıyla ise yalnız olmadığınızı duyumsayacaksınız. En önemlisi de anlaşıldığınızı hissedecek, kendinizi anlayacak ve özgürleştirici gerçek seçimler yapmaya yüreklendirileceksiniz.
Onur Yıldız’ın akıcı çevirisiyle…