Antalya’ya bağlı Akseki ilçesinin bir köyünde dünyaya gelen Ahmet Hamdi Akseki, eğitimini Osmanlı döneminin zorlu şartları altında tamamlamış, hizmetlerini ise Cumhuriyet döneminde gerçekleştirmiştir. Üçüncü Diyanet İşleri Başkanı olarak görev yaparken vefat eden Akseki, hayatını büyük ölçüde din hizmetlerine adamış; toplumun her kesimine hitap eden eserler kaleme alarak dinî bilginin yaygınlaşmasına önemli katkılarda bulunmuştur.
Türk toplumunda dinî bilgi edinimi büyük ölçüde dinlemeye dayanmaktadır. İnsanlar bu bilgileri çoğunlukla vaazlar, sohbetler ve hutbeler aracılığıyla öğrenmektedir. Bu durumu dikkate alan Cumhuriyet’in ilk Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi, Akseki’den camilerde okutulmak üzere bir hutbe kitabı hazırlamasını istemiştir. Bu resmî talep üzerine kaleme alınan Yeni Hutbelerim adlı eser, tamamlandıktan sonra Türkiye genelindeki camilere gönderilmiş ve din görevlileri tarafından uzun yıllar boyunca cuma hutbelerinde okutulmuştur. Eserde toplam 151 hutbe yer almakta olup, bu hutbeler aracılığıyla toplumun hem ahlaki hem de dinî açıdan bilinçlendirilmesi hedeflenmiştir. Hutbelerde kullanılan hadislerle halkın hadis bilgisinin artırılması amaçlanmıştır. Nitekim eserde yer alan rivayetlerin önemli bir kısmı sahih hadislerden oluşmaktadır. Bununla birlikte, bazı hutbelerde çok zayıf hatta mevzu (uydurma) rivayetlere de rastlanmaktadır. Bu durum, söz konusu rivayetlerin hutbeler aracılığıyla toplum arasında yayılmasına zemin hazırlamıştır. Günümüzde hâlâ yaygın olarak kullanılan bazı uydurma hadislerin bu hutbelerde yer alması dikkat çekicidir. Bu çalışmada, Ahmet Hamdi Akseki’nin hayatı ve eserleri tanıtıldıktan sonra, Yeni Hutbelerim adlı eserinde kullanılan zayıf, çok zayıf ve mevzu hadisler ele alınarak incelenmektedir.