İslâm tarihi, tasavvuf ve edebiyat araştırmalarının “bilge sesi” olarak tanınan, kırk yılı aşkın bir süre Tahran Üniversitesi’nde dersler veren ünlü İranlı âlim Abdülhüseyn Zerrînkûb elinizdeki kitapta tasavvufu; tarihi, kültürü ve edebiyatıyla birlikte inceliyor.
Zerrînkûb, hem manevi hem de entelektüel bir hareket olarak İslâm tasavvufunun son derece verimli ve zengin bir kültür vücuda getirdiğini, bu nedenle de onun çok yönlü ele alınması gerektiğini belirtiyor:
“Tasavvufun alabildiğine geniş şiir ve sanat dünyasının ötesinde, ahlâk, eğitim ve öğretim, din ve hikmet alanlarıyla köklü ve güçlü bir bağlantısı vardır. İşte bu incelik, araştırmacıyı katıksız tasavvuf ve mistisizm diye adlandırılan değerlerin sınırlarının çok ötesine götürür ve ondan çok daha uzaklardaki ufuklara bir yolculuk ve harekete kalkışmasını ister.”
İran’ın eski kültür ve inanışlarının tasavvuf üzerindeki etkisinin değerlendirilmesiyle başlayan kitap İbrahim b. Edhem ve Bayezid-i Bistamî gibi ilk sufilerin hayatlarını ve tasavvuf anlayışlarını tahlil ediyor.
Önemli tasavvuf ekollerinin ele alındığı bölümlerde Ebû Said Ebu’l-Hayr, Kuşeyrî, Kelabazî, Sufyân-i Sevrî, Cüneyd-i Bağdadî, Hallâc-ı Mansûr, Abdulkadir Geylanî, Evhaduddîn-i Kirmanî, Aynu’l-Kuzât Hemedanî, Sa’dî-yi Şirazî, Gazneli Senaî, Feridüddîn Attâr, Mevlânâ Celâleddîn-i Rumî gibi öncü isimlerin tarihî şahsiyetleriyle tasavvufi görüşlerine mercek tutuluyor.
Antik İran Mirasından İslâm Düşüncesine Tasavvuf hem ilahi aşk, marifet, ahlâk gibi tasavvufun temel esaslarını hem de tasavvufun tarihi gelişimini merak edenler için öğretici bir kılavuz…