Günümüz dünyası yüksek seslerin, keskin yargıların ve hızla tüketilen anlamların arasında sıkışıp kalmış durumda. Herkes adaletten, sevgiden, saygıdan, merhametten söz ediyor; fakat bu kavramların ne anlama geldiği, nasıl yaşanması gerektiği ve insan hayatında nerede durduğu konusunda ortak bir noktada buluşmakta zorlanıyoruz.
Afife Altunyay, bu eserinde herkesin dilinde olan ama kimsenin tam olarak tarif edemediği kavramları; ideolojik tartışmalardan, keskin taraflardan ve didaktik bir üsluptan uzak durarak ele alıyor. Bilgeliği erişilmez bir ayrıcalık, zarafeti ise süslenmiş bir nezaket sanan anlayışlara karşı; bu iki değerin insan olmanın en sahici hâli olduğunu hatırlatıyor. Üstelik bunu, okuru yormadan, yukarıdan konuşmadan ve hayattan koparmadan yapıyor.
Bilgeliğin ve Zarafetin Yankıları; doğru ile haklı arasındaki farkı, susmakla vazgeçmek arasındaki ince çizgiyi, sevmekle sahip olmak arasındaki mesafeyi ve insanın kendisiyle kurduğu ilişkinin hayatındaki tüm ilişkileri nasıl şekillendirdiğini anlatıyor. Kıymeti bilinmese bile doğru yaşandığında insanı güçlendiren, sakinleştiren ve derinleştiren erdemlerin hâlâ bu dünyada bir karşılığı olduğunu gösteriyor.
Eğer siz de kalabalıkların gürültüsünden yorulduysanız,
eğer siz de kavramların içinin boşaltılmasından rahatsızsanız,
eğer siz de bilgelik ve zarafetin hâlâ insanı insan yapan değerler olduğuna inanıyorsanız…
Bu kitap tam size göre!