Romanda anlayış meleği Rahşan ve her şeyden önce Bulut’un dramı anlatılıyor.
Sevgi kavramı ve sevme olgusu analiz ediliyor. Severek bilenlere, sevgi derdine
düşenlere, sevgi gemisine binmek isteyenlere adanmış bir kitap bu. Histerik
sevgiden modern aşka, platonik sevgiden ölçüsüz aşka, putlaştırıcı sevgiden
gerçek aşka, Tanrısal sevgiden umutsuz aşka, olgun sevgiden loş aşka, sonsuz
sevgiden cinsel aşka değin bir yelpaze sergileyen, ama her şeyden önce ‘maruz
kalınan histerik sevgiyi öne çıkaran bir kitap. Belki de bu romanla aşkın müziği
kalbinize çalınacak, hem sevmeyi hem ölmeyi idrak edeceksiniz. Bulut ile
Rahşan romanı sevgiyle şehvetin bir arada bulunamayacaklarını, aşkın sevgiyi
değil, sevginin aşkı kapsadığını, sonsuz sevginin edilgiyle gelen ‘maruz kalınan
zihinsel sevgi’ olduğunu savlayan bir roman. Elinizde İbni Hazm’dan
Nizami’ye, Schopenhauer’den Fromm’a, Fuzûli’den Şeyh Galip’e ve İskender
Pala’ya, kutsal kitaplardan filmlere dek sevginin ve sevenlerin izleği olan bir
roman var.
“Varoluşsal benliğimin dokuduğu ‘Babür’ün Irmağı’ hikâyemi Rahşan’a
vermemle birlikte, her zaman nazarımda özellikli bir değeri olan Rahşan’ı daha
fazla önemser olmuştum. Bu önem aniden öyle derinleşmişti ki! Artık ruhumun
bir ucu, ‘Babür ve Irmağı’ Rahşan’ın elindeydi, onun parmaklarına temas
ediyor, onun gözlerine dokunuyordu. Anlatacaklarım Bulut’un ‘sevgi
hastalığına’ nasıl yakalandığının, ‘sevda histerisine’ nasıl kapıldığının, o derin
ve azaplı dünyaya nasıl düştüğünün resmidir.”