Hayrettin Özaydın, “Çalmadan Zengin Olamazsın” ile daha kitabın adında okuru alışılmış bir düşüncenin karşısına çıkarıyor. İlk bakışta sert, hatta çelişkili görünen bu başlık; aslında toplumda yıllardır dolaşan “Büyük servetlerin arkasında mutlaka bir hile vardır” düşüncesini sorgulamak için seçilmiş bir kapı.
Çünkü bu kitapta mesele yalnızca para değil. Mesele, insanın neyi kazanırken neyi kaybettiği. Bir insan çok para kazanabilir; fakat huzurunu kaybedebilir. Büyük bir servete sahip olabilir; fakat güvenilirliğini yitirebilir. Kalabalıkların içinde yaşayabilir; ama gerçek dostluktan mahrum kalabilir. Tam tersine, maddi imkânları sınırlı olan biri ailesiyle, sağlığıyla, bilgisiyle, sevgisiyle ve iç huzuruyla çok daha zengin bir hayat sürebilir.
“Bir insanın parasını almak kadar emeğini karşılıksız bırakmak, fikrini sahiplenmek, güvenini boşa çıkarmak, zamanını çalmak veya verdiğiniz sözü tutmamak da bu sorgulamanın bir parçası hâline geliyor.” Böylece kitap, zenginliği yalnızca “ne kadar kazandığımız” üzerinden değil, nasıl kazandığımız ve kazanırken nasıl bir insan olarak kaldığımız üzerinden tartışmaya açıyor. Hayrettin Özaydın bunu teorik bir finans kitabının mesafesiyle anlatmıyor. Kendi hayatından, iş dünyasından, ticaretten, aile ilişkilerinden, kayıplardan, başarılardan ve yanlış kararlardan hareket ediyor.
Bu nedenle kitabın merkezinde kusursuz bir başarı hikâyesinden çok tecrübe bulunuyor. Çalışmak kadar doğru çalışmanın, kazanmak kadar kazanılanı korumanın, büyümek kadar güvenilir kalmanın önemi üzerinde duruluyor.