1- Ülkemiz ve dünyada yoldaşça ilişkilerin gelişmesi ve devrimcilerin kalıcı birliği için notlar:
a- Devrimciler, devrimcilerin kişilikleriyle değil, onların düşünceleri ve pratikteki tavırlarıyla ilgilenirler. İnsanların kişilikleriyle uğraşanlar, sadece karşı devrimcilerdir. Komünistler, kişiliklerin teşhirini, sadece karşı devrim saflarına geçmiş devrimciler için yaparlar.
b- Devrimciler (komünistler), yanlış gördükleri düşünce ve tavırları -ki bu kendi hataları dâhi olsa-görmezlikten gelmez, bunlara açıkça karşı çıkar, eleştirir veya özeleştiri yaparlar. Tutarlılık ve açıklık, Marxizm’in temel çalışma biçimidir. Bu nedenle, demokrat olamayanların komünist olamayacağı bir ilkedir.
c- Yoldaşça ilişkinin ve güven harcının oluşabilmesi için belirleyici olan devrimci tarz, kendi hatalarımızı görebilme ve bunları açıkça kabul edip düzeltebilmektir. Bu yoksa komünizm ve devrimcilik yani emekçiler ve yoksullarla gelişen bir ilişki de yoktur.
d- Devrimci ve komünist mücadele, kişilerin kendilerinden başlamaz. Mücadelenin olumlu veya olumsuz sınıfsal ve tarihi bir geçmişi vardır. Bu tarihi öğrenmeden, tartışıp bilince çıkarmadan, yol almaya çalışanlar, sadece popülistler ve sempatizan lardır.
2- Yukarıdaki ilkelere uymayanlar:
a- Kendilerine resmi tarih yazarlar veya yazılanlara seslerini çıkarmazlar. (Bunun için kitapta Sol Parti için yazılanlara bakabilirsiniz.)
b- Hayali ve güzel laflarla süreci götürürler. (Bunun için, kitapta K. Akın’ın SYKP için yaptığı tespitlerine bakabilirsiniz.)
c- Tartışma ortamına girmezler, konuları ve ilişkileri, sevgi temelinde ve demokrat çizgide değil, dedikodu, iftira, kendini abartma vb. anti Marxist yol ve yöntemlerle ele alıp çözmeye çalışırlar. (Bunun için, ülkemizdeki devrimci ve komünist hareketin bugünkü durumuna bakabilirsiniz.)
3- Canlı Tarih-4 adlı bu anı kitabımda yazılanların, yukarıdaki ilkelere uyup uymadığına ilişkin bir karara varmak için de kitaba bakabilirsiniz.