İnsan, içinde yaşadığı çevrenin hem misafiri hem de emanetçisidir. Soluduğumuz hava, içtiğimiz su, beslendiğimiz toprak, gölgesinde dinlendiğimiz ağaçlar ve bizimle aynı dünyayı paylaşan bütün canlılar, hayatın büyük dengesini meydana getirir. Bu denge bozulduğunda yalnızca doğa zarar görmez; insanın sağlığı, huzuru, geleceği ve yaşam kalitesi de zarar görür. Bu nedenle çevre bilinci, sadece doğayı sevenlerin değil, yaşanabilir bir dünya isteyen herkesin taşıması gereken temel bir sorumluluktur.
Günümüzde çevre sorunları artık ertelenebilecek küçük meseleler olmaktan çıkmıştır. Hava kirliliği, su kaynaklarının azalması, ormanların yok olması, plastik atıklar, iklim değişikliği, israf ve bilinçsiz tüketim, insanlığın ortak geleceğini yakından ilgilendiren ciddi başlıklardır. Bu sorunların çözümü yalnızca devletlerin, kurumların veya uzmanların görevi değildir. Her bireyin evinde, okulunda, iş yerinde, sokağında ve günlük alışkanlıklarında yapabileceği önemli katkılar vardır.
Bu çalışma, çevre bilincini geniş bir bakış açısıyla ele almak amacıyla hazırlanmıştır. Yazıda su tasarrufundan geri dönüşüme, enerji kullanımından tüketim alışkanlıklarına, doğa sevgisinden toplumsal sorumluluğa kadar pek çok konuya yer verilmiştir.