Ormanlar yakılıyor, dereler kurutuluyor, toprağını ve doğayı korumak isteyen köylüler karşılarında jandarma şiddetini buluyor. Özcesi vahşilik, çılgınlık, intihar, ahlaksızlık ve talan almış başını gidiyor…
Bütün bunlar olurken; depremden, selden, yangından ve trafik kazalarından kurtulabilen kitleler açlık sınırının altında hayatta kalma savaşı veriyor, gençler yurt dışına kapağı atmanın yollarını arıyor, kredi borçlarını ödeyemeyen esnaf evini, çiftçi traktörünü satıyor, yaşamını kredi kartlarıyla sürdürmeye çalışan milyonlarca insan kartlara takla attırarak inanılmaz bir mucizeye imza atıyor…
Toplumdaki çürüme ve çöküş geri dönülmez bir hâl almışken sorumlular baş sağlığı dilemekten, sabır telkin etmekten ve hayal satmaktan başka bir şey yapmıyor, medya üç maymunu oynayarak iktidara şakşakçılık yapıyor, ülkenin Orta Çağ karanlığına sürüklenmesine payanda oluyor. Aydınlar sessiz, muhalefet partileri basiretsiz, kitleler örgütsüz!
Özcesi ülkece bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete…