Delâilü’n-nübüvve literatürü, bugüne kadar çoğunlukla, eserlerde yer alan rivayetlerin sıhhati, mucize anlayışı ya da nübüvvetin ispatındaki işlevleri üzerinden ele alınmıştır. Ancak söz konusu literatürün hangi tarihî şartlar içerisinde ortaya çıktığı, hangi fikrî tartışmalardan beslendiği ve zamanla nasıl gelişerek müstakil bir yazım türüne dönüştüğü sorularını çoğu zaman arka planda bırakmıştır. Oysa herhangi bir ilmî geleneğin doğru anlaşılabilmesi, yalnızca ortaya koyduğu bilgilerin değil, bu bilgileri üreten tarihî ve toplumsal zeminin de incelenmesini gerekli kılmaktadır.
Bu eser, Delâilü’n-Nübüvve literatürünü yalnızca nakledilen rivayetler üzerinden değil, onları şekillendiren tarihî, fikrî ve toplumsal şartlar üzerinden okumaktadır. Delâil metinlerini, Hz. Peygamber’in hayatından seçilmiş rivayetlerle inşa edilen ve siyer yazıcılığının bir alt metni olarak değerlendiren bu çalışma, söz konusu literatürün doğuşunu nübüvvet tartışmaları, dinler arası polemikler ve erken dönem İslam toplumunun ihtiyaçları bağlamında yeniden ele almaktadır. Hicrî ilk dört asrı merkeze alan bu eser, delâil geleneğinin teşekkülünü, gelişimini ve Hz. Peygamber tasavvurunun inşasındaki rolünü yeni bir perspektifle değerlendirerek siyer araştırmalarına özgün bir katkı sunmaktadır.