Sosyal medya artık yalnızca paylaşım yapılan bir alan değil; görülme, beğenilme, karşılaştırılma ve değerlendirilme duygularının gündelik hayatın içine karıştığı güçlü bir sosyal ortam.
Dijital Çağın Problemleri 2: Sosyal Medya Baskısı, sosyal medyanın insanın benlik algısı, görünür olma ihtiyacı, sosyal onay beklentisi ve kıyas alışkanlığı üzerindeki etkilerini sakin ve anlaşılır bir dille ele alıyor. Kitap, sosyal medyayı bütünüyle kötüleyen ya da okura “tamamen bırakmalısınız” diyen bir çizgiye yaslanmıyor. Bunun yerine, okurun sosyal medya kullanırken neden kendini eksik, yetersiz, görünmez, kıyaslanmış ya da sürekli iyi görünmek zorunda hissedebildiğini anlaması için açık bir çerçeve sunuyor.
Michael Bennett, sosyal medya baskısını gündelik hayatın tanıdık deneyimleri üzerinden inceliyor: paylaşım yaptıktan sonra beğeni beklemek, başkalarının hayatını izlerken kendi hayatını eksik hissetmek, görünür kalma ihtiyacı duymak, beğeni sayılarıyla ruh hâlinin değişmesi, doğal görünmeye çalışmanın bile bir performansa dönüşmesi…
Bu kitap, beğenilme isteğini zayıflık olarak görmez; kıyas duygusunu da ahlaki bir kusur gibi ele almaz. İnsan zihninin sosyal kabul ve dışlanma işaretlerine duyarlı olduğunu gösterir; sosyal medyanın bu eski ve insani hassasiyeti sayılar, görüntüler, yorumlar ve sessizlikler üzerinden nasıl yoğunlaştırdığını açıklar.
Sosyal Medya Baskısı, sosyal medyada daha sağlıklı bir ilişki kurmak isteyen okura suçluluk değil farkındalık sunar. Görünürlük ile değer, beğeni ile kabul, popülerlik ile anlam, paylaşmak ile kendini kanıtlamak arasındaki farkı gösterir.
Çünkü dijital çağda asıl mesele görünür olmak değil; insanın kendini yalnızca görünürlük üzerinden tanımlamaya başlamasıdır.