İnsanın yaratılış gayesi kulluktur. Allahʼın rızasını kazanmanın yolu kulluktan geçer. İnsanı dünya ve ahiret saadetine ulaştıracak biricik yol da Peygamber Efendimizʼin açtığı İslamʼın apaydınlık ve nurlu yoludur. Ehl-i Sünnet veʼl-Cemaat yolu olarak da bilinen bu kutlu yolda, bilgisiz ve rehbersiz ilerlemek mümkün değildir. Ayrıca dinini öğrenmek, kadın erkek her Müslüman üzerine farzdır. Bunun için dinimizi (yani iman, ibadet, muamelat ve ahlak esaslarını) doğru bir şekilde öğrenip yaşamaya muhtacız.
İslam âlimleri, insanların bu ihtiyacını karşılamak için her çağda, temel İslami bilgileri ihtiva eden büyüklü küçüklü binlerce eser kaleme almışlardır. Son dönem Osmanlı münevveri tipinin örneklerinden biri olan Şerif Ahmed Reşid Paşa da, 1910-1911 yılları arasında yazdığı bu eserde, sadece temel İslami bilgiler vermekle kalmamış, hüküm ve bilgilerin hikmet ve sırlarına dair görüşlerini de dile getirmiştir. Kendisi her şeyden önce bir hukukçu ve İslam fıkhını iyi hazmetmiş bir münevver olduğundan, bu özelliğini eserin içeriğine, diline ve üslubuna da yansımıştır.
Eser, beş ayrı kitaptan oluşmaktadır: Birinci kitap iman ve itikada dair bilgileri, ikinci kitap temizlik ve namaz konularını, üçüncü kitap zekât, oruç ve hacca dair bilgileri, dördüncü kitap da aile hukukuyla (evlilik, boşanma ve doğumla) ilgili meseleleri ihtiva etmekte, beşinci kitap ise tasavvuf, tarikatlar, güzel ahlak, kötü huylar ve din kardeşliği gibi konulara tahsis edilmiştir.
Ayrıca bu kapsamlı çalışmanın sonuna, kendisini İmam-ı Azamʼın öğrencisi olarak nitelendiren Şerif Ahmed Reşid Paşaʼnın, Ebu Hanife hakkında kaleme aldığı hâl tercemesi de eklenmiştir