Eğlence alternatifleriyle dolu modern dünyamızda giderek daha fazla haz peşinde koşuyoruz. Eşi benzeri görülmemiş bir şekilde yüksek dopamin sağlayan uyaranlara erişimin olduğu bir dönemde yaşıyoruz ve acıdan kaçınmak için yiyeceklere, alışverişe, oyunlara, mesajlaşmaya, sosyal medyaya sarılıyoruz. Akıllı telefon, 7/24 dijital dopamin sağlayan modern bir enjeksiyon iğnesi gibi çalışarak çevrimiçi kalmaya bağımlı bir toplum yaratıyor. Sonuç olarak, hepimiz kontrolsüz tüketim riskine açık hale geliyoruz.
 Â
Günlük hayatın sıradan akışını sürdürebilmek için sürekli yeni ve hoş deneyimler arıyoruz. Ancak bu arayış, bir noktada kontrolden çıkıyor ve aslında kaçmaya çalıştığımız şeyle, yani her yerde var olan ama ifade edilemeyen acıyla baş başa kalıyoruz. Peki, ne yapmalıyız? Çözüm, tüm bunlardan vazgeçmek mi?
 Â
Stanford Üniversitesi'nde bağımlılık uzmanı olan psikiyatrist Anna Lembke bu kitapta, durmaksızın hazzın peÅŸinden gitmenin neden acıya yol açtığını ve bununla nasıl baÅŸa çıkılacağını açıklıyor. Günlük hayatımızı ele geçiren bağımlılıkların doÄŸasını incelerken, bunların insanı nasıl esir aldığını ve bu kısır döngüden çıkmanın yollarını gösteriyor. Dopamin tuzağına düşen insanların gerçek hikâyelerinden yola çıkarak, zamanımızı ve enerjimizi tüketen zararlı alışkanlıklardan kurtulmanın ve daha dengeli bir yaÅŸam sürmenin mümkün olduÄŸunu ortaya koyuyor.Â