GÜVENCESİZLİK HALLERİ: Belirsizlikte Yaşam ve Türkiye’de Sosyal Güvencesizlik Deneyimleri
Modern toplum kendisini güvenlik, refah ve bireysel özgürlük üzerine kurduğunu iddia eder. Ancak bu iddia, sosyal güvenlik ağlarının dışında kalan milyonlarca insanın deneyimleriyle çelişmektedir. Güvencesizlik Halleri, güvencesizliğin yalnızca ekonomik bir durum değil; bireyin gündelik hayatını, ilişkilerini, duygularını ve gelecekle kurduğu bağı şekillendiren çok katmanlı bir toplumsal deneyim olduğunu ortaya koyuyor. Kitap, güvencesizlik tartışmalarını refah devleti krizi, risk toplumu yaklaşımı, mensubiyet yitimi ve olumsuz bireycilik, prekarya tartışmaları ve neoliberal dönüşüm bağlamında ele alırken; Türkiye’de sosyal güvencesizliğin yapısal dinamiklerini refah rejimi, işgücü piyasası, göç, kentleşme ve sosyal yardım politikaları üzerinden analiz ediyor. Çalışmanın merkezinde ise Bursa’da yürütülen nitel saha araştırması yer alıyor. Çöküntü mahallelerinde yaşayan ve sosyal güvenlik ağlarının dışında kalan bireylerle yapılan derinlemesine görüşmeler, güvencesizliğin yalnızca işsizlik ya da yoksulluk değil; aynı zamanda aidiyet kaybı, sürekli belirsizlik hali, gelecek planlayamama, sosyal bağların aşınması ve kendini yetersiz, dışlanmış hissetme deneyimi olduğunu gösteriyor. Bu yönüyle kitap, neoliberal dönüşümün ve sosyal devletin zayıflamasının yarattığı yapısal sorunları en dipteki deneyimler üzerinden görünür kılarken, güvencesizliği yalnızca marjinal bir sorun değil, giderek genişleyen bir toplumsal gerçeklik olarak tartışmaya açıyor. Sosyoloji, sosyal politika, kent çalışmaları ve refah rejimleri üzerine çalışan araştırmacılar kadar, günümüz toplumunda artan belirsizlik hissini anlamaya çalışan tüm okurlar için Güvencesizlik Halleri, kuramsal analiz ile saha deneyimini bir araya getiren güçlü bir katkı sunuyor.