İnsan bazen ameliyat masasından yalnızca yaralı çıkmıyor; eski hayatını, eski bedenini ve eski sesini de o masada bırakıyor. Geçirdiği büyük beyin ameliyatı sonrasında hayatı bir anda değişen, sol yanını ve en çok güvendiği sesini kaybeden bir müzisyenin, kırıldığı yerden yeniden ayağa kalkma çabasıdır bu kitap.
Cihan Baydar, hastane koridorlarının soğuk beyazlığından fizik tedavi odalarındaki ağır sessizliğe uzanan yolculuğunda, acıyı saklamadan ama umuda da sımsıkı sarılarak konuşuyor. Eşi İpek’in sabırlı sevgisi, kızı Beste’nin kalbe dokunan masum soruları ve içindeki sönmeyen müzik aşkıyla örülen bu günlükler; kusursuzluğun değil, gerçek bir mücadelenin ve yeniden doğuşun hikâyesidir.
“İnsan tamamen bitmiyor. Sadece başka birine dönüşüyor. Ve içimdeki müzik hiç susmadı; bazen çok uzaklardan geldi, bazen yalnızca bir mırıldanma kadar küçüktü. Ama hep vardı.”
Her satırı yaşanmış bir deneyimin izini taşıyan bu günlükler, yalnızca bir iyileşme sürecini değil; insan ruhunun en karanlık anlarda bile yeniden umut üretebilme gücünü anlatıyor. Umudunu kaybettiğini düşünen, hayata yeniden tutunmaya çalışan ya da yalnız olmadığını hissetmek isteyen herkes için kaleme alınmış samimi, cesur ve ilham veren bir yaşam öyküsü.