Kaşgar’ın parlak siyasî ve kültürel tarihi 18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren değişmeye başlar. 1754’te Mançular tarafından işgal edilir tüm Doğu Türkistan’la birlikte. Yüzyıl süren bu işgale karşı sonlanmayan istiklâl arayışları 1867’de başarıya ulaşır ve Yakup Han Bey devlet önderliğinde “Kaşgarya” devleti kurulur. İlk iş olarak İstanbul’a elçi gönderilir, Osmanlı’nın himayesine giriş ilân edilir. Yakup Han’a birinci rütbeden “Nişân-ı Osmânî” ile kılıç ve alem gönderilir. Bu tarihten sonra Doğu Türkistan da hutbeler önce Sultan Abdul-aziz, 1877’den itibaren de Sultan İkinci Abdulhamit adına okunur. Bugün bile Doğu Türkistan’da bu iki ismin en çok rastlanan erkek isimlerinden olmasının sebeplerinden biri de budur. Tıpkı yazarımız Abdulhamit Avşar gibi.
***
1933’te Doğu Türkistan... ilk uluslararası mesajını da Türkiye’ye gönderir: “Gök bayrağımız al bayrağı selamlar!” Yazarımızın kitabında müthiş bir heyecan ve ruh ile anlattıklarını okurken etkilenmemek mümkün değildir.
Talas savaşının tarihteki önemini, Kaşgar’ın, Yarkent’in, Buhara’nın, Semerkant’ın, Hive’nin, Balasagun’un, Turfan’ın, Taraz’ın, Almatı’nın, Astana’nın şehir olarak fonksiyonlarının anlatıldığı metinleri elinizdeki kitapla öğrenebiliriz.
Kıymetli hocamız Abdulhamit Avşar’ın ömrünü vakfettiği bu coğrafya ile ilgili özgün çalışmalarını takdirle karşılıyor, bu eserini de sizlerle buluşturmanın sevincini yaşıyoruz.