20’li yaşlar; insanın artık büyüdüğünü düşündüğü ama aslında kendisini yeniden tanımaya başladığı en özel dönemlerden biridir. Bir yanda gelecek kaygısı, kariyer, eğitim, aile beklentileri ve hayatın sorumlulukları; diğer yanda aşk, arkadaşlıklar, yalnızlık, hayaller ve insanın kendi içinde sürekli sorduğu o büyük soru:
“Ben gerçekten nasıl bir hayat istiyorum?”
Sude Güneş Baytok’un kaleme aldığı “Kimse 20’lerimin Böyle Olacağını Söylemedi”, günümüz gençliğinin yaşadığı duygusal ve zihinsel karmaşayı genç bir kadının gözünden samimi, modern ve içten bir anlatımla ele alıyor.
Bu kitap; her şeyi çözmüş gibi görünmek zorunda kalan ama aslında hâlâ kendisini arayan gençlerin kitabı.
Sosyal medyada herkes mutlu görünürken kendisini eksik hissedenlerin; bir ilişki bittikten sonra yalnızca bir insanı değil, onunla kurduğu geleceği de kaybedenlerin; diploması olduğu hâlde geleceğinden emin olamayanların; arkadaşlıkların değişmesine ve insanların hayatından çıkmasına alışmaya çalışanların hikâyesi.
Ve belki de en önemlisi, bütün bu karmaşanın ortasında kendi sesini bulmaya çalışanların hikâyesi.
“Kimse 20’lerimin Böyle Olacağını Söylemedi”, okura kusursuz bir hayat vadetmiyor. Aksine, hayatın kusurlarıyla birlikte güzel olduğunu hatırlatıyor.
“Bazen kaybolmak da yolun bir parçasıdır.”
KİTAPTAN
Herkes senden hayatını çözmeni bekleyebilir. Herkes senden güçlü olmanı isteyebilir. Ama hiç kimse 20’lerinde her şeyi bilmek zorunda olduğunu söyleyemez. Çünkü bazen insan kendisini ancak kaybolduktan sonra bulur.
Sude Güneş Baytok’un kaleme aldığı “Kimse 20’lerimin Böyle Olacağını Söylemedi”, 20’li yaşların aşk, yalnızlık, gelecek kaygısı, sosyal medya, kariyer ve kendini bulma mücadelesini genç bir kadının gözünden anlatıyor.