İnsan olmak; sınanmak, yorulmak, tökezlemek ama yine de yılmadan mücadele etmektir. Tarih boyunca bu mücadeleyi en saf, en kusursuz ve en insani şekilde verenler ise hiç şüphesiz peygamberler olmuştur. Onlar; acıyı, yalnızlığı, ihaneti ve zorlukları en derinden yaşamış; buna rağmen her defasında insanlığa haysiyetli bir duruşun ve sarsılmaz bir imanın örneğini sunmuşlardır. Onların mücadelesi sadece kendi dönemlerine ait bir direniş değil, her çağda insana ders verecek evrensel bir mesajdır.
Veli Kurt Kur’an Kıssalarıyla Peygamberlerin Hayatı isimli kitabında peygamberlerin hayatlarını geçmişte kalmış birer menkıbe ya da mucizeler dizisi olarak değil, gönderildikleri toplumların sosyolojik yapısı, karşılaştıkları zorluklar ve verdikleri tevhid mücadelesi ekseninde ele alıyor. Bu bağlamda peygamberler, sadece ilahi mesajı insanlara ulaştıran elçiler değil, toplumları dönüştüren, iktisadi ve sosyal adaletsizliklere karşı duran, zulme ve sömürüye direnen, insan haysiyetini savunan birer model olarak inceleniyor. Bu bakış açısıyla okunduğunda peygamberlerin hayatı; acımasızlığı huy edinen, önündeki dev aynasından ötesini göremeyen, ölçüsüz hırsları, sabırsızlığı, kibri gurur nişanesi gibi taşıyan insanın düştüğü açmazları gözler önüne seren bir canlılığa kavuşur.
Kur’an Kıssalarıyla Peygamberlerin Hayatı, peygamberlerin hayatının bir masal değil, Allah'ın insanlığa sunduğu birer kurtuluş reçetesi olduğunu hatırlatıyor. Geçmişi bize bugünmüş gibi güncel kılan eser unutan insanı hissizliğe gömüldüğü kış uykusundan uyanmaya davet ediyor.