Robotik yapay zekâ çağında insan emeğinin ekonomik merkeziliği azalırsa; orta sınıfın refahı, sosyal devlet, demokratik meşruiyet ve toplumsal denge nasıl korunacaktır? Kitap, çağımızın giderek daha belirgin hâle gelen bu sorusunu ekonomik, siyasal ve toplumsal boyutlarıyla ele almaktadır.
Teknolojik dönüşümün yalnızca üretim araçlarını değil, üretimin öznesini de değiştirmeye başladığı günümüzde; otomasyonun beyaz yakalı emeğe uzanması, servet yoğunlaşması, gelir eşitsizliği ve orta sınıfın kırılganlaşması yeni bir ekonomik düzen arayışını zorunlu hâle getirmektedir.
Küresel Robotik Çağda Karma Ekonomi Modeli, teknolojiyi ne kaçınılmaz bir tehdit ne de tüm sorunları kendiliğinden çözecek bir güç olarak görmektedir. Eserin temel yaklaşımı, teknolojik üretkenliği insan onuru, sosyal adalet ve toplumsal refahla birlikte ele alan insan merkezli karma ekonomi modeli üzerine kuruludur.
Robotik refah fonundan ekonomik vatandaşlık gelirine, katılımcı mülkiyet modellerinden veri temettüsüne; sosyal devletin dönüşümünden algoritmik yönetişim, dijital haklar, güvenlik ve küresel yönetişime kadar geniş bir çerçeve sunan çalışma, robotik çağın ekonomik ve kurumsal mimarisini bütüncül biçimde tartışmaktadır.
Bu kitap, teknolojik ilerleme ile insani değerler arasında yeni bir denge kurulmasının mümkün olup olmadığını sorgularken, geleceğin önceden yazılmış bir kader değil, toplumların vereceği kararlarla şekillenecek bir tercih alanı olduğunu hatırlatmaktadır.