Bazı insanların hayatı anlatılmaz; ancak yaklaşılmaya çalışılır. Çünkü onlar, yaşadıkları çağın sınırlarını aşarak kendi karanlığından ışık çıkarabilen nadir şahsiyetlerdir. Mitat Enç de böylesi isimlerden biridir.
Gençliğinin baharında gözlerini kaybetmiş; fakat hayata küsmek yerine kendisine yeni bir ufuk kurmuştur. Karanlığı bir mazerete değil, mücadeleye dönüştürmüş; yalnız kendi kaderiyle değil, toplumun görmezden geldiği insanların kaderiyle de hesaplaşmıştır. Türkiye’de özel eğitimin kurucu isimlerinden biri hâline gelirken; insanı, şehri ve hafızayı merkeze alan güçlü eserleriyle de kültür hayatımızda derin izler bırakmıştır.
Uzun Çarşının Uluları, Bitmeyen Gece ve Selâmlık Sohbetleri yalnızca birer kitap değildir. Bu eserlerde bir şehrin sesi, kaybolan insan manzaraları, eski zamanların irfanı ve Anadolu’nun hafızası konuşur. Mitat Enç’in satırlarında Gaziantep, sadece bir şehir değil; ruhu olan bir vatana dönüşür.
Kelimeleri Memleket Kadar Büyük: Mitat Enç; karanlığın içinden kendi ışığını büyüten bu büyük ismin hayatını, fikirlerini, mücadelesini ve eserlerini yeniden düşünmek için hazırlandı. Yazılar, söyleşiler, belgeler ve hatıralarla şekillenen bu çalışma; yalnızca bir biyografi değil, aynı zamanda bir hafıza ve vefa kitabıdır.
Çünkü bazı insanlar gözleriyle değil, ardında bıraktıkları ışıkla görmeye devam eder.