Modern hayatı ve bu hayatın münasebetlerini anlama yolunda bir hikâye bize ne söyleyebilir? Bir hikâye ne söyleyebilir onu bilmiyorum fakat buradaki “üç hikâye” ve “üç tahlil”in bir şeyler söyleyebileceğini düşünüyorum. Hele bu üç hikâyenin yazarı, modern kavramı hakkında yazılanların dayandığı ilk hikâyelerin sahibi olan “Edgar Allan Poe”; modern romanın, modernizmin ortaya çıkışında ve modern ahlakın teşhirinde kendisine en büyük paye verilen “James Joyce”; insan münasebetlerini ve meseleleri çok az sözle anlatmayı başarabilen modern kısa hikâyenin ustası sayılan “Ernest Hemingway” olunca bu daha bir anlam ifade ediyor.
Bu kitaptaki hikâyeler ve tahliller hâlâ sırrı çözülememiş bir çağ olan modern çağın meselelerini anlama ve anlatmaya yönelik bir teşebbüs olarak değerlendirilebilir. Modern hayatta her şeye rağmen bir şeyler yapmaya çalışan insanı ifrat ve tefrit noktasında yollar bekliyor. 1- “Kalabalıkların Adamı” olup hayatın akışına kendini bırakmak ve herkesleşmek. 2- “Elim Bir Vaka” hikâyesindeki gibi, kalabalıklara kapılmamak/tektipleşmemek için sivrilmeye çalışmak, yalnızlaşmak ve tecride varmak. 3- “Yağmurdaki Kedi” hikâyesindeki karakterlere benzer biçimde kendi kabuğuna çekilmek, aile fertlerinin aslında birbirlerine ne kadar uzak olduklarını anlamamak ve kendini hobilere, modaya, tüketime kaptırıp hayatını idame ettirmek.
Ayrıca eser boyunca modern fenomenlerden yalnızlık, moda, ölüm, izolasyon, tüketim kültürü, medeniyet, intihar, yabancılık, modern kent, ikilem, çatlak, fragman, felç, meşrulaştırma, sıkışmışlık, vicdanî rahatlama, konfor alanı, çürüme ve çıkmaz gibi birçok fenomen (görüngü) ile karşılaşacağız.