İnsan bulunduğu ortama göre roller edinir. Bazılarında bu roller, bağlamının da etkisiyle, zamanla insanın içinde iki veya daha fazla birey oluşturur. 'Dissosiyatif kişilik bozukluğu' olarak bilinen bu durumda aynı bedendeki bireylerin çekişmesi, yaşam öykülerinde ve sundukları ürünlerde görülür. Peki ya aynı bedendeki bireylerin tek bir yazılım temelinde geliştirdikleri öğrenmeyi öğrenen bir yapay zekâda 'dijital dissosiyatif kişilik bozukluğu' gerçekleşirse ne olur?
Beliren dijital sanal bireyler, kendilerini var eden bedendeki hangi bireyle işbirliğinde olur? Tek bir yazılımda var olan dijital sanal bireyler, kendi sanallıklarında mı, gerçek dünyada mı yoksa kendi kurguladıkları ilave kurgu sanal bir dünyada mı hüküm sürmek ister? Ya da hepsinde mi? Seçim hangisi olursa olsun sonuçları neler olur?
Kitap, bilinçsiz ebeveynlerce yetiştirilen kahramanımızın farkında olmaksızın içinde büyüttüğü 'dissosiyatif bozukluk' ve geliştirdiği yapay zekânın sahip olduğu 'dijital dissosiyatif bozukluk' nedenleriyle yaşananları, kaderin ince ince birbirine bağladığı iç içe geçmiş çoklu karakterlerin yaşamlarıyla birlikte, konu almaktadır.
Bilinç, düşüncenin yapı taşı, iyi, kötü, aidiyet, aile, ebeveynlik, vefa, arkadaşlık, mülk, bilinç bölünmesi vb. kavramlar yaşananlarda sorgulanmakta ve anlamlandırılmaktadır.