Osmanlı-Avrupa ilişkileri “Haçlı Savaşları-anlayışı”na mı dayanıyor? Osmanlı İmparatorluğu ile bütün Avrupa devletlerinin münasebetleri aynı temele mi dayanıyor? Avrupa, İstanbul’un Fethini hiç unutmadı mı? Bon pour l’orient Tarih yazımı nedir ve nasıl kullanılıyor? Viyana Kuşatması’nın gerçekleştiği siyasi atmosfer neydi ve hata neredeydi? Osmanlı-Rusya ilişkilerinin tarihsel gerçekliği neydi ve 1768-1774 savaşının kazananı kimlerdi? 1787 Rus-Osmanlı Savaşı’nın ayırıcı yönü neydi? 3. Selim naif bir padişah olarak Fransız elçisi Sebastiani’nin kurbanı mı olmuştu? Tilsit ve Erfurt Anlaşmalarında Fransa gerçekten Rusya ile anlaşarak Osmanlı topraklarını paylaştı mı? Napoleon Bonaparte’ın Osmanlı tarihinde saklı kalmış önemi neydi? 1807 yılında İstanbul’da kurulan ve tarihi değiştiren mezhep hangisiydi ve günümüze kadar gelişme-Batılılaşma mücadelesinde zihni bulandırmada nasıl etkisini korudu? Sanayi neden “Devrim” olarak gelişti? Sanayi “Devrim”i Gerçekten İngiltere’de mi Gerçekleşti? Sened-i İttifak neden 1808 yılında ortaya çıktı ve tarihsel bağlamıyla ne anlama gelmekteydi? “Sıcak Denizlere” ilk inen ve en kuvvetli konumu edinen devlet hangisiydi, hangi yollarla gerçekleştirdi? Yeniçeri Ocağı neden 1826 yılında isyan, sarsıntı, kaos ve yaklaşan savaş ortamında kaldırıldı? Şark Meselesi ne zaman başladı ve Şark bakımından ne anlama gelmektedir? “Osmanlı Toprak Bütünlüğü”nü koruma politikasının esası neydi ve hangi gelişmelere dayanmaktaydı?....Sorularının cevapları ve çok daha fazlası bu titiz araştırmada ortaya koyuluyor. Dönemlerin ve aktörlerin çarpıttığı gerçek tarihin üzerindeki tozu-toprağı atıp gerçek bir tarih yani aydınlanmayı vaad ediyor. Osmanlı ve Avrupa; tamamı akademik titizlik, metodoloji ve tarihsel metinlere dayanan bir araştırma olarak tarihsel bağlamıyla gelişmeleri ele alıp irdeliyor ve yepyeni bulgu-yorumlamalar getiriyor. En kritik dönemlerin vakanüvislerini çözümleyip nasıl okunması gerektiğini, tarih yazımı’nın tarihteki önemi ve araçsallaştırılmasına dair de derin bir kavrayış sunuyor. “hakikati gizleme hususunda, eğer bir hakikatin açıklanmasında devlet ve millete bazı fayda düşünülmüşse, orada susmak zarara sebep olacağından bir çeşit suçtur…. bir zaman sonra geleceklere tecrübe ve ibret olup devletin devamına sebep olacak hakikatlerden dikkati başka yöne çekerek; kâğıt ve mürekkebi ziyan ederek zamanın tarihlerini berbat etmek ve kuruntulu bir ateşli hastalık hezeyanı gibi vehim ve hayallerle, uzun zaman sonra dahi sığ beyinlilerin zihinlerini bir derece daha bozup fesada uğratmakla; …ihtilal ateşinden uzak ve gönlü rahat olduğu devletin gelecekteki halkına, düşman yılanlarının zehrinden güvende olmaları için 'tiryak-ı faruk' bileşimini öğretmek yerine; manasız övgü ve tesellilerle oyalayıp aldatarak, onlara ölümcül zehir satmak ve öldürücü zehir hazırlamak da akıllı insanın işi değildir. * Olma hergiz emin şerrinden Şeyh-i Dehri görüp âba içinde Tig-i batın dediği sufinin Sih-i Efrencî’dir asâ içre! * (Zamanın ihtiyarını aba içinde görüp de Kötülüğünden emin olma. O sufînin batınî kılıç dediği Âsasının içerisindeki bir Avrupalı kılıcıdır)