Eshâb-ı Keyf gibi hicret edemiyen, bâtın yolu ile hicret etmeÄŸe çalışmaÂlıdır. Düşmanlar arasında bulunurken, gönülleri onlardan ayrı, uzak olmalıÂdır. Allahü teâlâ, bu sûretle de, seâdet kapıları açabilir. Nâzik başını aÄŸrıtmaÂmak için mektubuma son veriyorum. Allahû teâlâ, kerim olan babalarınızın yolundan ayırmasın. Size ve onlara kıyâmete kadar selâm olsun! Âmin.
Aziz okuyucu! Resûlüllah efendimizi (sallâllahü aleyhi ve sellem) anlaÂtan böyle bir kitabı, siz okuyucularımızın istifadesine sunmak ve bu yolda dinine hizmet etmek fırsat ve seâdetini bize bahs eden Cenâb-ı Hakka şükr ediyor, günahlarımıza keffâret olur düşüncesiyle ve indellah makbûl tutulur zannıyle ve islâm dinine hizmet etmek baÅŸ gayesiyle, sıkıntı ve imkânsızlıkÂlara katlanarak çalışıyor, gayret ediyor. Kitabevimizin çıkardığı kitablar, ehl-i sünnet İtikadını, mezhebin saÄŸlam bilgilerini, ilmi ile âmil olmağı ve Resûlullaha (sallâllahü aleyhi ve sellem) tâbi olmağı, ahlâk bilgilerini bildiren, saÂpık fikirlerden, bid’at düşünce ve yollardan uzak, saÄŸlam esaslar üzerine yazılan kitaplardan terceme ve te’liftir. Bunun için hiç çekinmeden tavsiye edeÂbiliriz. Cenâb-ı Hak, yılmadan, yorulmadan yazan büyük islâm âlimlerinin ruhlarına rahmet eylesin ki, Kur’ân-ı kerîm’in, hadîs-i ÅŸeriflerin ma’nâlarını anlayıp, icma’ ve kıyasla beraber bize bildirdiler. Aldanmaktan, yanılmaktan kurtardılar. Biz onlara uyduÄŸumuz, onları kabûl ettiÄŸimiz kadar doÄŸru yoldaÂyız. Büyüklerimizin: «Dört mezhebden birini kabûl etmeyip, onunla amel etÂmeyen sapıktır* sözleri, bir kerâmettir. Çünki zamanımızda mezheblere karÂşı, hattâ mezhebleri cehalet neticesi kabûl eden ma’nevî ledünnî ve huzurî ilmi inkâr eden, tasavvufu ve ehlini ya’ni Ca’fer-i Sâdık, Hasan-ı Basri, İbrâhim-i Edhem, Fudayl ibni İyâd, Ma’rûf-i Kerhi, Bâyezid-i Bistâmî, Abdülkadir-i Geylânî, Åžihabüddîn-i Sühreverdî, Seyyid Ahmed Rufâî, Necmeddin-i Kübrâ, Şâh-ı NakÅŸibend Muhammed Buhâri, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî, İmâm-ı Rabbâni’yi bu ilim, amel, edeb ve ahlâk, kısaca ÅŸeriat timsallerini reddedenler, elbette sapıktırlar ve çıkacakları önceden haber verilmiÅŸtir.
Aziz okuyucu! Resûlullah’ın (sallâllahü aleyhi ve sellem) hidâyet yıldızÂları diye bildirdiÄŸi Eshâbına dil uzatan, onlara uymak deÄŸil, hatâlarını araÂmak ve saymaÄŸa kalkmak yolunu açan İbn-i Teymiye’nin bozuk fikirlerine aldananlardan, onu tebcil edenleri, profesör de olsa yaldızlı sözlerine kanmakÂtan sakın, aslandan kaçar gibi kaç. Bu dîn-i mübini bize bildiren, mezheb imamlarına, müctehid talebesinin ve mezhebindeki âlimlerin kitablarına saÂrıl. Onları oku. Onların bildirdiklerine uy, onlarla amel et. Ehl-i sünnet âlimÂlerinin bildirdikleri gibi amel eyle. KurtuluÅŸ fırkası budur.
Aziz okuyucu! Resûlullah efendimizden (sallâllahü aleyhi ve sellem) ÅŸefâat istemeyi küfür sayan, ziyâretine ve evliyânın kabirlerini ziyârete ÅŸirk diÂyen Vehhâbîlere aldanma! Sevgi ve muhabbetleri kurtuluÅŸ vesilesi olan evliyâya hüsn-i zan ve muhabbet üzere ol. Son zamanlarda memleket dışında ve içinde çıkan Abduh, Rıza ReÅŸid, Seyyid Kutub, Mevdûdi ve Hamidullah gibi reformculara aldanıp, ehl-i sünnet velcemaat âlimlerinin bildirdiklerin den ayrılma! Onların kitab ve sözlerine karşı yazılan reddiyeleri oku! SorumÂluluktan kurtulmak için haber vermek bize, hüsn-i kabûl ve ileriyi gören akıl ile inceleyip tasdik size düşer.
Cenâb-ı Hak, Habîbi Muhammed Mustafa’nın (sallâllahü aleyhi ve selÂlem) ÅŸefâatine kavuÅŸturduklarından eylesin! Hatâ ve kusurlarımızı hüsn-i niÂyetimize ve Habîbine ve Eshâbına, tâbiîne, müctehid din imamlarına, âlimlere ve velîlere olan sevgimize bağışlasın. Âmin, yâ Rabbel âlemin! (Ramezân-ı mübârek 1396)
SÜLEYMAN KUKU
[ A. FARUK MEYAN ]
27 AÄŸustos 1976