Antik Yunan’dan 20. yüzyıl ortalarına kadar psikolojinin düşünsel geçmişini ortaya koyan bu çalışma, yalnızca insana dair en temel düşünceleri dile getirmekle kalmıyor, aynı zamanda geniş bir çerçevede cereyan eden fikir, akım ve tarihsel süreçleri irdeliyor. Psikoloji diğer tüm bilimlerle iç içe geçen bir disiplin olma özelliğini her geçen gün sürdürüyor. Bu bağlamda ancak felsefe, bilim, din, sanat ve edebiyat ile birlikte düşünülen geniş kapsamlı bir psikoloji tarihi gerçek yerini bulabilecektir.
Kitabın yazarı akademik ve entelektüel çevrelerde bu derin birikimi okurlarına fazlasıyla vadeden bir isim. Psikolojinin kaynaklarını keşfetmek için bizi uzun bir tarihsel yolculuğa davet ediyor. Antik Yunan, Rönesans Floransası, Aydınlanma Çağı vb. birçok dönüm noktası esasen günümüz psikolojisinin hangi kaynaklardan beslendiğini göstermesi açısından son derece önemlidir. En temelde düşünürleri harekete geçiren ve psikolojiyi modern bir bilim olarak günümüze taşıyan itici kuvvetler nelerdir? Pavlov, Freud, Adler, Jung, Piaget gibi birçok kurucu psikolog, psikiyatr hem birer öncü isim hem de uzun bir tarihsel geçmişin son halkalarıdırlar.
“Robinson, büyük insanları kronolojik sırayla yüceltmek yerine, zihnin doğasına ilişkin alternatif bakış açıları sunan fikirlerin gelişimini izler. Bu nedenle, okuyucu kitap boyunca gerçek bir entelektüel maceranın içinde yer alır.”